Yeni İl Başkanı Enes Emengen’in 12 ilçe başkanının istifasını istemesi, sadece rutin bir idari tasarruf değil; kaybedilen oyları geri alma ve Cumhur İttifakı’nı Kocaeli’de yeniden doğru okuma hamlesidir.
MHP Kocaeli İl Başkanı Enes Emengen, yeni yönetimini açıkladıktan iki gün sonra çok önemli bir hamle yaparak 12 ilçe başkanının istifasını istedi.
Ben de bu konudaki makalemi yazmak için tam olarak bu süreci ve ilçe başkanları konusunun netleşmesini bekliyordum.
Çünkü siyasi okuma ve tecrübe, bu fotoğraf karelerinin arkasındaki büyük stratejiyi görmeyi gerektirir.
Öncelikle şunu net olarak ortaya koyalım: Bu hamle genel merkezin önerisi, raporları ve çalışmaları doğrultusunda gerçekleşen normal bir prosedürdür.
Belki bazı başkanlar süreç sonunda tekrar yerine gelecektir. Ancak bu durum üzerinden sosyal medyada “o çok iyi, bu çok iyi” diyerek veryansın edilmesi, kutuplaşma yaratılması doğru değildir.
MHP çatısı altında bu tarz yorumlar olmamalıdır; buralar kimsenin saltanat yeri değildir, bazen ipin ucu kaçıyor ve bu durum davaya zarar veriyor.
Seçim Stratejileri ve Milliyetçi Oyların Sandık Analizi
Siyaseti doğru okumak için yakın geçmişteki seçimlerin sayısal verilerine ve taban hareketlerine bakmak zorundayız. Hatırlayalım; 14 Mayıs 2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu yarışırken, Cumhur İttifakı bünyesinde AK Parti, MHP, Yeniden Refah Partisi, BBP, DSP ve HÜDA-PAR yer aldı.
Bu seçimde Yeniden Refah Partisi %2.5 – 3 bandında bir oy almasına rağmen, bu oyun Erdoğan’ın üzerinde güçlü bir yansıması veya doğrudan katkısı olmadı.
MHP’nin yansıması da o dönem sahada çok güçlü bir şekilde hissedilmedi, diğer ortaklar ise daha zayıf kaldı. Doğuda ise HÜDA-PAR güçlü bir dinamizm sergiledi. O dönem ATA İttifakı’nın adayı olarak seçime giren Sinan Oğan ise yaklaşık %5 oy alarak çok kritik bir anahtar rol oynadı. Bu %5’lik sihirli oyun büyük bir kısmını, MHP’nin küskün Türkçü tabanı oluşturuyordu.
31 Mart yerel seçimleri ve öncesindeki süreçlere baktığımızda, AK Parti’nin %33 bandında gezen oyu, “Reisçi” olarak nitelendirdiğimiz kitle sayesinde %38’lere ulaştı.
Buna %13 bandındaki milliyetçi-muhafazakar oylar da eklenince Erdoğan %51 ile Cumhurbaşkanlığını kazandı. Türkiye genelinde milliyetçi oyların toplam potansiyeli %17 yakındır ve bu oyların yaklaşık %11-12’lik bloğu Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’a gitmiştir. Matematik bize gösteriyor ki; Erdoğan aslında Cumhur İttifakı içindeki milliyetçi oyların güçlü desteğiyle bu makama seçilmiştir.
Kocaeli’deki Aksama ve Saffet Sancaklı Süreci
Ülke genelinde Cumhur İttifakı ortaklığı birçok il ve ilçede olumsuzluk yaşanmadan güçlü bir şekilde sürdürülürken, Kocaeli’de ciddi bir aksama yaşandı. MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı yerel seçim sürecinde 4 ilçe belediyesini istedi ancak Tahir Büyükakın başkan bunu kabul etmedi.
Bu durum yerelde bir kaosa dönüşünce, Ankara düzeyindeki diyaloglarda AK Parti’nin tezi kabul gördü ve Saffet Sancaklı istifa etti; her ne kadar sonradan partisine geri dönmüş olsa da bu süreç Kocaeli’de MHP’ye kan kaybettirdi.Sancaklı’nın isyasi tezi kabul görseydi “MHP” Kocaelide’ki farklı tabanları içine olacak bir oy patoansiyeli oluşur oylar CHP ye kaymazdı.Çünkü Büyükşehirdeki oy kaybını bunu yoruyorum.
Peki, Sancaklı’nın kafasındaki siyasi okuma tutsaydı ve o 4 ilçe MHP’ye verilseydi ne olurdu? Benim şahsi görüşüme göre, doğru bir stratejiyle Derince ve Karamürsel büyük ihtimalle MHP’de kalırdı ve muhalefete kaptırılmazdı.
Burada çok iyi istişare yapılmadan kılıçların çekilmesi büyük bir stratejik hata oldu.
Sancaklı aslında tabanın Türkçü alanına hitap eden, futbol geçmişine rağmen siyasi okumaları doğru olan dirençli bir vekildir.
Ancak onun bu “dediğim olacak” yapısı ile teşkilat arasında bir denge kurulması gerekiyordu ve genel merkezin bu dengeyi bulması kolay olmadı.
Bugün geldiğimiz noktada ekonomik kriz, uluslararası coğrafyadaki savaşlar ve vatandaşın üzerindeki kaos ortamına rağmen Kocaeli’de büyük yatırımlar ve açılışlar devam ediyor.
Fakat bu açılışlarda il başkanlığı düzeyinde protokol sağlanırken, Saffet Sancaklı’nın hala küskün ve mesafeli bir duruş sergilediğini görüyoruz.
İşte tam bu aşamada Enes Emengen’in il başkanı olması, sahadaki bu dengeleri yeniden kuracaktır.
Cumhur İttifakı’nın büyük ortağıyla olumlu geçinen bir il başkanı profili, Kocaeli’deki tıkanıklığı aşacaktır diye düşünüyorum.
Sivil toplum örgütlerinde her yeni başkan çalışacağı ekibi kendi seçer; işin püf noktası da bundan sonra başlayacaktır.
Yönetim atanır ancak ilçe seçimleri genel merkezle istişareli yürütülmelidir ve bu zihniyet Emengen’de hakimdir.
Enes Emengen’in bu radikal hamlesi, pasif yönetim anlayışını tasfiye ederek Kocaeli’yi güçlü bir dava bilinciyle gelecekteki seçimlere “Cumhur İttfakı “ olarak hazırlama kararlılığı nasıl ortak aklını göreceğiz.










