Siyaset yalnızca slogan değil; yapılanı teslim etme, yanlışı eleştirme ve daha iyisini ortaya koyma meselesidir.
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Kocaeli’ye geldi; Gebze, Karamürsel, Derince ve İzmit’te vatandaşlarla buluştu.
Güzel bir kalabalık ve güçlü bir ilgi vardı. Bunun hakkını vermek gerekir. İzmit’teki siyasi potansiyelin Karamürsel ve Derince’ye de yayıldığını gördük. Basın programı yakından takip etti; ben de konuşmaları dikkatle izledim.
Ancak kalabalık kadar kürsüden ne söylendiği de önemlidir.
Kocaeli’ye Özgü Siyaset Nerede?
Özgür Özel’in konuşmalarında Erdoğan ve iktidar eleştirisi belirgin biçimde öne çıktı.
Muhalefet elbette iktidarı eleştirecek. Ekonomiyi, emeklinin sıkıntısını, hayat pahalılığını ve adalet tartışmalarını konuşacak. Fakat sanayinin ve üretimin merkezi Kocaeli’de yalnızca Erdoğan karşıtlığı yeterli midir?
Kocaeli’nin ulaşımı, sanayisi, çevresi ve geleceği için hangi somut projeler ortaya konuldu?
Hakkaniyet adına belirtelim: Derince’de ev kadınlarının sigortalılığı ve emekliliğine ilişkin bir proje açıklandı. Ancak Kocaeli’ye özgü proje anlatısı, Erdoğan karşıtı söylemlerin gölgesinde kaldı.
Kocaeli’de yıllar içinde önemli yatırımlar gerçekleştirildi. Bunların eksikleri ve maliyetleri elbette sorgulanmalıdır. Ancak yapılanları hiç görmemek de eleştiri değil, seçici hafızadır.
Kimse muhalefetten iktidara teşekkür etmesini beklemiyor. Fakat siyaset iyi yapılana “iyi”, yanlışa da “yanlış” diyebilmelidir.
Taşı da Erdoğan mı Koydu?
Erdoğan karşıtlığı bazı kesimlerde neredeyse başlı başına bir siyasi kimliğe dönüştü.Öyle bir hava var ki mitinge gelen birinin ayağı taşa takılsa, neredeyse:“O taşı oraya Erdoğan koydu!” denilecek.
Bu bir hicivdir ama anlatmak istediğim açıktır: Her olayın sorumlusu olarak Erdoğan’ı göstermek, muhalefetin kendi kararlarını ve hatalarını sorgulamasını engeller.
Ortaya çıkan her dosyayı araştırmadan “Erdoğan yaptırdı” diyerek açıklamak, seçmene gerçekleri değil hazır bir siyasi kalıbı sunmaktır.
Şehit Ailesi Hassasiyeti ve Çerçeve Yasa
İzmit buluşmasında bir şehit annesinin sağlık ve ilaç giderlerine ilişkin şikâyeti gündeme geldi. Özgür Özel, şehit aileleri ile gazilerden sağlık hizmetlerinde ücret alınmayacağı sözünü verdi. Konuya gösterdiği hassasiyetin hakkını teslim etmek gerekir.
Fakat aynı noktada şu soru sorulmalıdır:
Şehit aileleri konusunda bu kadar hassas konuşan Yeni Parti, çerçeve yasa oylamasında neden ortak ve net bir tutum ortaya koyamadı?
Burada önemli bir bilgi yanlışını da düzeltelim: Yeni Parti’den 54 milletvekili kabul değil, ret oyu verdi; 35 milletvekili ise kabul oyu kullandı.
Yasa ise Meclisten toplam 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oyla geçti.
Bir tarafta parti yönetimi “evet”, grubun çoğunluğu “hayır” diyor.
Bu çoğulculuk mudur, siyasi esneklik midir, yoksa farklı seçmenlere aynı anda farklı mesaj verme arayışı mıdır?
Bunun cevabını Yeni Parti yönetimi vermelidir.
İmamoğlu’nun özgürlüğü karşılığında yasaya destek verildiği yönünde iddialar bulunuyor. Ancak bunu kanıtlayan doğrulanmış bir bilgi yoktur. Kamuoyuna açıklanan somut tutum, İmamoğlu’nun “evet” kararına destek verdiği yönündedir.
Bu nedenle pazarlık iddiasını gerçek gibi sunmak yerine, kararın siyasi gerekçelerini açıkça sormak gerekir.
Erdoğan karşıtlığı seçmeni sandığa taşıyabilir; fakat tek başına bir ülkeyi yönetme programı değildir.
Kalabalık önemlidir. Ancak kalabalığı geleceğe taşıyacak olan slogan değil; proje, kadro ve güvenilir siyasettir.
Aksi hâlde isim değişir, tabela değişir, otobüs değişir; siyaset aynı yerde dönmeye devam eder.
Bu ülkenin kaderi ne Erdoğan’a koşulsuz bağlılık ne de ölçüsüz Erdoğan karşıtlığı olmalıdır.
Türkiye’nin ihtiyacı; yapılanı gören, yanlışı eleştiren ve daha iyisini somut projelerle ortaya koyan bir siyasal anlayıştır.
Metin Şendil






