AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin Türkiye üzerindeki olumsuz etkilerini değerlendirdi. Yalçın, bu darbenin sadece bir tarih değil, aynı zamanda ülkenin insan hakları ve demokratik gelişimi açısından büyük bir engel oluşturduğunu vurguladı.
Yalçın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “1980 darbesi 12 Eylül’de oldu, orada bir trajedi yaşandı ve bitti değil. O trajedi, devamında bütün ülkenin gelişmesini, insan hakları bakımından ilerleme kaydedilmesini engelleyen bir havayı yarattı.” ifadelerini kullandı.
Darbe Tarihinin Olumsuz Yansımaları
Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasi tarihinin büyük bir bölümünün darbelerle şekillendiğini belirten Yalçın, “Sırf darbe hikayeleri üzerinden bile bir cumhuriyet tarihi yazılabilir,” dedi. Bu durumun hem ülke hem de millet adına olumsuz bir gerçeklik olduğunu dile getirdi.
Yalçın, geçmişteki darbelerin toplumda yarattığı algının zamanla normalleştiğini ifade ederek, “Sanki darbeler 10 yılda bir ülkenin başına gelmesi gereken bir gerçeklikmiş gibi algılanmaya başladığını” aktardı.
Darbelerin Etkileri ve Seçim Sonrası Süreç
Askeri darbeler sonrasında yapılan seçimlerde vatandaşların yaşanan haksızlıklara karşı oy kullandığını belirten Yalçın, yeni hükümetlerin her zaman darbe tehdidi altında çalışmak zorunda kaldıklarını söyledi. “Türkiye’de maalesef demokratik siyaset o dönemler öyle bir kurgulanmış ki iktidara gelen partiler, aslında muktedir olamayan partiler oluyor,” dedi.
“Devletin merkezini kontrol ettiğini düşünen bürokratik vesayet mekanizmaları, maalesef ülkede kendi ürettikleri korku üzerinden vatandaşı kontrol altında tutmuşlar.”
Darbelerin ardından kabul edilen anayasanın da bu durumu pekiştirdiğine dikkat çeken Yalçın, “1980 darbesini yapanlar öyle bir anayasa hazırlamışlar ki kendilerini asla yargılanamayacak koruma kalkanı altına almayı tercih etmişler,” diye konuştu.
Vesayet Mekanizmasının Etkileri
Yalçın, vesayet mekanizmasının iktidarı muktedir olmaktan uzak tuttuğunu ve bu nedenle Türkiye’de demokrasi ile insan haklarının gelişemediğini belirtti. Bunun ekonomik büyümeyi de engellediğini vurgulayarak, “Demokrasi ve insan hakları gelişmediğinde ülkenin ekonomik büyümesi de gerçekleşemez hale geliyor,” dedi.
1982 Anayasası’nın vesayet odaklarını güçlendirmek için hazırlandığını söyleyen Yalçın, “Anayasa sanki insan hakları geçiyormuş gibi gözükse de sürekli sınırlamalar getiriyor,” ifadelerini kullandı.
“Bu mücadeleyi kazandık yani aslında karşımızda var olan vesayeti dağıttık.”
Darbecilerin ülkenin mahkemelerinde hesap vermesinin sağlanmasının da AK Parti iktidarının başarısı olduğunu ifade eden Yalçın, Türkiye’nin normal bir demokrasi ve insan hakları zeminine kavuşabilmesinin önemine değindi.
Sivil Anayasa Çağrısı
Yalçın, Türkiye’nin katettiği mesafe göz önüne alındığında sivil bir anayasayı yapabileceğine inandıklarını belirtti. “Bugün sivil bir anayasayı konuşabiliyorsak verilen bu mücadelenin sayesindedir,” dedi. Ayrıca Cumhurbaşkanı’nın sık sık ifade ettiği gibi özgürlükçü bir anayasa borcu olduklarını vurguladı.










