Türkiye’nin ilk ve tek anayurt güvenliği fuarı olan SEDEC 2026, 1-3 Aralık tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirilecek. Bu organizasyon, 60’tan fazla ülkeden tedarik makamlarını Türk KOBİ’leriyle bir araya getirmeyi amaçlıyor.
SEDEC Organizasyon Komite Başkanı Hilal Ünal Türkan, etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, Türkiye’nin NATO’ya önemli bir tedarikçi olma potansiyeline sahip olduğunu belirtti. SEDEC’in sadece klasik bir savunma sanayisi fuarı olmadığını vurgulayan Türkan, etkinliğin anayurt güvenliği, sınır güvenliği ve iç güvenlik sistemlerine odaklandığını ifade etti.
Sektörde Yerlilik Oranında Artış
Türkan, SEDEC’in sektörde daha fazla KOBİ kazandırmayı ve yerlileşme oranını artırmayı hedeflediğini dile getirdi. Anayurt güvenliği teknolojilerinin Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı gibi kolluk kuvvetlerinin işlerini kolaylaştıran ürünleri kapsadığını kaydetti.
Ayrıca, Türkiye’de savunma sanayisi ile anayurt güvenliği sektörleri arasında yaklaşık yüzde 10’luk bir kesişim bulunduğunu, geri kalan yüzde 90’ın ise tamamen farklı alanları temsil ettiğini vurguladı. Bu iki alanın yurt dışında farklı etkinliklerde değerlendirildiğine dikkat çekti.
B2B Görüşmeleri ve Hedefler
Türkan, etkinlik kapsamında gerçekleştirilecek ikili iş görüşmelerine (B2B/B2G) de değindi. 2018’de 35 ülkenin katılımıyla başlayan bu süreçte, katılımcı sayısının 2024 itibarıyla 54’e ulaşmasının beklendiğini söyledi. SEDEC 2026 için toplamda 84 ülkeye davet gönderildiği bilgisini paylaşan Türkan, bu yıl Ankara’da 60’tan fazla ülkeden heyetlerin ağırlanacağını dile getirdi.
Ayrıca Avrupa pazarına yönelik özel çalışmalar yapıldığını belirten Türkan, Avrupa’nın ihtiyaçlarının Türk üreticileri tarafından karşılanacağına inandıklarını ifade etti. Bu durumu hem Türkiye hem de Avrupa için önemli bir fırsat olarak değerlendirdiklerini sözlerine ekledi.
NATO Toplantılarının Etkileri
Ankara’daki son NATO toplantısının sektöre yansımalarını değerlendiren Türkan, organizasyon sonrası olumlu geri dönüşler aldıklarını belirtti. Türkiye’nin sınır güvenliği ve çatışma bölgelerine yönelik konsept çözümler sunma konusunda hazır olduğuna dikkati çekti.
Türkan, “2018 yılında bu konuda yeterince hazırlıklı değildik ama şu an çok daha iyi bir noktadayız,” dedi. Yerli firmaların birçok ürünü geliştirdiğini ve bu alanda önemli ilerlemeler kaydedildiğini aktardı.
Güvenlikte Yeni Yaklaşımlar
Türkan, güvenlik kavramının sadece fiziksel ekipmanlarla sınırlı olmadığını; yapay zeka, siber güvenlik, şehir güvenliği gibi alanları da kapsadığını belirtti. Bununla birlikte insanları güvende tutmanın en önemli hedeflerden biri olduğunu vurguladı.
Sözlerini tamamlayan Türkan, SEDEC’i düzenlemekteki ana amacın güvenlik olduğunu yineleyerek; “Güvenlik çok geniş bir kapsamda ele alınması gereken bir sektör. Teknoloji hızla gelişiyor ve bu bağlamda Türkiye’de birçok değerli ürün bulunuyor,” şeklinde konuştu.










