Ramazan ayında doğru beslenme alışkanlıkları, hem gün boyu enerjinin korunması hem de metabolizmanın sağlıklı çalışması açısından büyük önem taşıyor. İstanbul Kültür Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Rabia Bağlayici, ramazanın uygun bir beslenme planıyla desteklendiğinde vücutta metabolik bir “yeniden ayarlama” etkisi oluşturabileceğini vurguladı.
Gün boyu süren açlık, azalan öğün sayısı ve fiziksel aktivitedeki düşüş, halsizlik, baş ağrısı, mide problemleri ve kilo artışı gibi sorunlara yol açabiliyor. Ancak doğru planlanmış sahur ve dengeli iftar ile bu etkilerin büyük ölçüde kontrol altına alınabileceği belirtiliyor.
Sahuru Atlamak Enerjiyi Düşürüyor
Sahura kalkmadan oruç tutmak, Ramazan’daki en yaygın hatalardan biri. Sahurun atlanması, açlık süresini uzatarak kan şekerinin daha hızlı düşmesine, konsantrasyon kaybına ve kas kaybı riskinin artmasına neden oluyor.
Uzmanlar sahurda tam tahıllar, yumurta, süt ve yoğurt gibi protein kaynakları, ceviz ve badem gibi sağlıklı yağlar ile yeterli su tüketimini öneriyor.
İftarda Denge Kilo Kontrolünü Belirliyor
İftara hafif bir başlangıç yapmak ve ana öğünde dengeyi korumak kilo kontrolü açısından kritik.
-
Aşırı tuzlu yiyecekler susuzluğu artırıyor
-
Şekerli besinler kan şekerinde ani dalgalanmalara yol açıyor
-
Kızartmalar ve ağır yağlı yemekler hazımsızlık ve reflüyü tetikliyor
Bu nedenle yemeklerin haşlama, fırın veya ızgara yöntemleriyle hazırlanması; tatlı olarak ise meyve ya da sütlü tatlıların tercih edilmesi öneriliyor.
Hızlı Yemek Daha Fazla Kalori Demek
İftarda hızlı ve büyük porsiyonlarla yemek, sindirimi zorlaştırırken farkında olmadan fazla kalori alımına neden oluyor. Ayrıca Ramazan boyunca tamamen hareketsiz kalmak metabolizmayı yavaşlatıyor.
Uzmanlar, iftardan 1–2 saat sonra yapılacak 20–30 dakikalık hafif yürüyüşlerin sindirimi desteklediğini ve enerji dengesine katkı sağladığını belirtiyor.
Kronik Hastalığı Olanlar Dikkat
Diyabet, hipertansiyon ve kalp hastalığı bulunan bireylerin oruç tutmadan önce mutlaka hekimlerine danışmaları gerekiyor. İlaç saatlerinin düzenlenmesi, sıvı alımının yakından takip edilmesi ve kan şekeri düşüklüğü riskinin değerlendirilmesi büyük önem taşıyor.










