FON SORUŞTURMASINDA GÖZLER YENİ İSİMLERDE
Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklanmasıyla fon soruşturmasında yeni bir aşamaya geçildi. Şamil Tayyar’ın TERA ve SPK bağlantılarına ilişkin dikkat çektiği açıklamalar, soruşturmanın daha geniş boyutlarıyla ele alınmasını gündeme taşıdı.
SAYAN KAYA TUTUKLANDI
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada Fatma Betül Sayan Kaya, 6 Kasım 2026 tarihinde Sulh Ceza Hâkimliği tarafından tutuklandı. Kendisine Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlamaları yöneltildi.
Eşi İlyas Kaya ile eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında ise adli kontrol tedbirleri uygulandı.
Bu tutuklamayla birlikte soruşturmanın kapsamının genişlemesi ve yeni bağlantıların ortaya çıkması bekleniyor.
SİYASETİN İÇİNE SIZANLARIN HESABI BOZULUYOR MU?
Benim kanaatim, soruşturmanın yalnızca görünen isimlerle sınırlı kalmaması gerektiğidir. Borsa ve fon işlemlerine karışan, varsa içeriden bilgi aktarımı yapan ve bu sürecin içinde yer alan herkesin ortaya çıkarılması gerekiyor.
Burada daha büyük bir siyasi mesele de var. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve AK Parti’nin içine sızmış, AK Parti kimliğinin arkasına saklanarak farklı hesaplar yürüttüğünü düşündüğüm kişilerin de açığa çıkarılması gerektiğine inanıyorum.
Devlet aklı, günlük siyasi tartışmaların ve sokaktaki anlık değerlendirmelerin ötesinde hareket etmek zorundadır.
Bu nedenle soruşturmanın bütün bağlantılarıyla, hiçbir isim ve makam gözetilmeden yürütülmesi önem taşıyor.
Abdurrahman Uzun’un da gündeme getirdiği gibi, seçimler yaklaşırken bu dosyanın siyasi hesaplaşmalar için kullanılmak istenmesinin arkasında kimler vardı?
AK Parti ve Erdoğan’a yakın isimler bulunup çıkarılmalı.
Soruşturmanın büyük bir titizlikle yürütüldüğünü düşünüyorum. Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklanmasıyla birlikte birçok bağlantının çorap söküğü gibi ortaya çıkacağı kanaatindeyim.
Ancak hiçbir iddianın da örtbas edilmemesi gerekiyor.
Siyasi kimlik, makam ve yakınlık kimseye koruma sağlamamalı. Devletin kurumlarına sızarak kendi hesabını yapan kim varsa hukuk önünde hesap vermelidir.
Bana göre bu sürecin sonunda bütün bağlantılar çözülecek ve gerçekler vatandaşın gözü önünde sergilenecek..









