Spora ve Sporcuya Yatırım: Başarının Sırrı Esas Hikâye Bu!
Filenin Sultanları, 6 Eylül 2026’da İstanbul’da oynanan finalde İtalya’yı 3-2 mağlup ederek üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu oldu.
Karşılaşmayı televizyonda büyük bir heyecanla izledim. Ardından hazırladığım kısa videoyu:
“Güçlü Ülkenin Güçlü Kızları! Türkiye’nin gururu Filenin Sultanları, Avrupa Şampiyonu!”
başlığıyla paylaştım.
Videolardan birinde karşılaşmanın doğal sesini, diğerinde Mehter Marşı’nı kullandım. Mehter Marşı kullandığım paylaşımın altına, “Bunlar Atatürk’ün kızları, Mehter Marşı konur mu?” anlamında hakaret içeren bir yorum yazıldı.
Yanıt vermedim. Çünkü Atatürk ile Mehter’i, Cumhuriyet ile tarihimizi karşı karşıya getirmek doğru değildir.
Atatürk de bizimdir, Mehter de bizimdir, Cumhuriyet de bizimdir, Filenin Sultanları da bizimdir.
Eda Erdem: Kaptandan Daha Fazlası
Millî takım kaptanı Eda Erdem’in kupa sonrasında söylediği şu söz, şampiyonluğun gerçek anlamını ortaya koyuyor:
“Bu kupa bizden sonra gelecek kız çocuklarına ve her zaman hayal etmeye ve mücadele etmeye devam eden kadınlara armağan olsun.”
İşte meselenin özü budur.
Eda Erdem yalnızca kupayı kaldıran bir kaptan değildir. Melissa Vargas, Zehra Güneş ve bütün takım arkadaşlarıyla birlikte Türkiye’nin kız çocuklarına yol gösteren güçlü bir rol modeldir.
“Ben de yapabilirim, ben de ülkemi gururlandırabilirim.”
Diyebiliyor.
Dangal’daki Geeta ve Babita Gibi…
Dangal filmi, Hindistan’ın küçük bir köyünde yaşayan Geeta ve Babita kardeşlerin imkânsızlıklar içinden çıkarak güreşte büyük başarıya ulaşmasını anlatır.
Geeta ve Babita’nın mücadelesi Hindistan’daki kız çocuklarına nasıl umut olduysa, Filenin Sultanları da Türkiye’nin kızlarına aynı umudu veriyor.
Mesaj açıktır:
Bir kız çocuğuna imkân, eğitim, disiplin ve güven verildiğinde önünde hiçbir engel duramaz.
Kazanılan başarı yalnızca madalyayı alan sporcuya ait değildir; arkasından gelecek çocuklara da yeni bir yol açar.
Başka Ülkelerin Marşlarını Ezberlediğimiz Yıllar
Bizim kuşağımız Türkiye’nin spordaki zor yıllarını iyi bilir.
A Millî Futbol Takımımız, 14 Kasım 1984’te İstanbul İnönü Stadı’nda İngiltere’ye 8-0 mağlup oldu. Aynı sonucu 14 Ekim 1987’de Wembley Stadı’nda bir kez daha yaşadık.
Uluslararası karşılaşmalarda Rusya’nın, Amerika’nın, Çin’in, Almanya’nın, İngiltere’nin ve Bulgaristan’ın millî marşlarını dinlemekten neredeyse repertuvarımız genişlemişti!
Ama kendi İstiklal Marşımızı dinlemeye hasrettik.
Türkiye; darbeler, muhtıralar, siyasi vesayet, terör ve ekonomik krizler içinde uzun yıllar kaybetti. Siyasi tarihimizde NATO gladyosu ve Sabetayist yapılarla ilişkilendirilen güç odaklarının devlet ve siyaset üzerindeki etkileri de yıllarca tartışıldı.
Bütün bu karanlık dönemler, spor dâhil her alanda sürdürülebilir gelişmenin önünü kesti.
Eğri Oturup Doğru Konuşalım: Başarı Kimin?
Cumhuriyet sporun temelini attı. Mustafa Kemal Atatürk spora ve sporcuya büyük önem verdi. Ancak bu temelin ülkenin tamamına yayılması, tesislerle ve milyonlarca sporcuyla buluşması uzun yıllar aldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Filenin Sultanları’nı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul ederken spora yapılan büyük yatırımların karşılığını görmekten memnuniyet duyduklarını söyledi.
Kapakta sunduğum resmî istatistikler de Türkiye’nin nereden nereye geldiğini açıkça gösteriyor. Bu nedenle rakamları burada yeniden sıralamaya gerek görmüyorum.
Benim kanaatimce Erdoğan’ın sporcu geçmişi ve Türkiye’nin yıllarca yaşadığı sportif başarısızlıkları bilmesi, sporu bir devlet politikası hâline getirme kararlılığında etkili olmuştur.
2002 sonrasında spor yatırımları şehirlerden ilçelere, ilçelerden beldelere kadar yayıldı. Darbe girişimlerine, vesayet odaklarına ve 15 Temmuz’daki FETÖ ihanetine rağmen bu mücadele sürdürüldü.
Sporcuya ve bütün branşlara yayılan büyük bir hamleye dönüştüren siyasi iradenin öncüsü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan.
Elbette federasyonların, belediyelerin, kulüplerin, antrenörlerin, ailelerin ve sporcuların büyük emeği vardır. Ancak sporu devlet politikası hâline getiren siyasi iradenin hakkını teslim etmek de gazetecilik sorumluluğudur.
Tahir Başkan, Kocaeli’den Yeni Eda’lar Çıkarma Zamanı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli’yi “sporun ve gençliğin başkenti” olarak tanımladı.
Şimdi Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın’ın bu güçlü altyapıyı yeni bir projeyle taçlandırmasını öneriyorum:
“Kocaeli’nin Şampiyon Kızları”
Kocaeli’nin 12 ilçesindeki okullarda geniş kapsamlı bir yetenek taraması yapılmalı; yetenekli kız çocuklarımıza ücretsiz spor eğitimi, ulaşım, ekipman ve beslenme desteği sağlanmalıdır.
Başarılı kadın sporcularımız çocuklarımızla buluşturulmalı; onlara yalnız olmadıkları ve başarabilecekleri gösterilmelidir.
Belki bugün Kartepe’de, Kandıra’da, Gebze’de, İzmit’te veya Karamürsel’de yaşayan küçük bir kız çocuğu, yarının Eda Erdem’i veya Zehra Güneş’idir.
Yeter ki onu bulalım, elinden tutalım ve imkân sağlayalım.
Mesele Bu Gerisi Hikâye …






