Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi’ndeki müsilaj tehdidine dikkat çekerek, denize kıyısı bulunan kentlerin belediye başkanlarını keşif dalışına davet etti. Sarı, Marmara’nın umudu olarak görülen pina midyeleri ve deniz çayırlarının direncinin yerinde görülmesi gerektiğini vurguladı.
MARMARA MÜSİLAJLA YENİDEN KARŞI KARŞIYA
Açıklamasında Marmara Denizi’nin, yanlış insan faaliyetleri, durağanlık ve iklim değişikliğine bağlı sıcaklık artışları nedeniyle tekrar eden müsilaj sorunu yaşadığını belirten Sarı, deniz ekosisteminin korunmasının artık ertelenemez bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
MARMARA’DAKİ PİNALAR YAŞIYOR
Deniz çayırları ve pinaların, ekosistemin anlaşılmasında bayrak türler olduğuna dikkat çeken Sarı, şu bilgileri paylaştı:
-
Deniz çayırları, 1 metrekare alanda günde 10 litreden fazla oksijen üretiyor
-
Tropik ormanlardan çok daha fazla karbon tutuyor
-
Deniz canlıları için barınma, üreme ve beslenme alanı sağlıyor
-
Askıdaki katı maddeleri çöktürerek kıyıların berraklaşmasına katkı sunuyor
-
Marmara kıyılarının yüzde 60’ından fazlası deniz çayırlarıyla kaplı
Pina midyeleri ise saatte 6 litre deniz suyunu filtre ederek temizliyor, kabukları üzerinde 100’den fazla canlıyı barındırıyor. Sarı, 2016’da Akdeniz’de pinaları yok eden salgına rağmen Marmara’daki pinaların hâlâ yaşadığını belirterek, “Marmara Denizi, pinalar için son sığınak” dedi.
BÜYÜKAKIN İLE KEŞİF DALIŞI YAPILDI
Pina ve deniz çayırlarının korunmasının müsilajsız bir Marmara için temel şart olduğunu vurgulayan Sarı, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın ile birlikte 29 Ocak’ta Eskihisar’da keşif dalışı gerçekleştirdiklerini açıkladı.
“Deniz çayırlarını ve pinaları yerinde gördük, dokunduk” diyen Sarı, kıyı dolguları, yanlış plaj temizliği, kirlilik, tekne çapaları, yanlış avcılık ve istilacı türlerin bu yaşam alanlarını tehdit ettiğine dikkat çekti.
‘MARMARA HEPİMİZİN’ DEME ZAMANI
Prof. Dr. Sarı, denize kıyısı olan tüm belediye başkanlarına seslenerek şu çağrıda bulundu:
“Yönettiğiniz kentlerin kıyısal alanlarındaki deniz çayırlarını ve pinaları korumak için harekete geçme zamanı. Pinalar ve deniz çayırları sizi denize davet ediyor. Marmara Hepimizin.”
Bu çağrıyla birlikte Marmara Denizi’nin geleceği için yerel yönetimlerin daha aktif sorumluluk üstlenmesi gerektiği bir kez daha güçlü şekilde gündeme taşındı.










