Troya’da gerçekleştirilen kazılarda, 160 yılı aşkın bir süre zarfında ilk kez bir müzik aleti keşfedildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2,800 yıllık kemik flütün yanı sıra 4,500 yıllık insan biçimli bir idol başının gün yüzüne çıkarıldığını açıkladı.
Bakan Ersoy, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, “Bu buluntularla Troya’nın kültürel ve sanatsal geçmişine önemli katkılarda bulunduk,” dedi. Ersoy, kazıların Geleceğe Miras Projesi kapsamında sürdürüldüğünü belirterek, “Arkaik Dönem’e ait bu flüt, Troya kazıları tarihinde bulunan ilk ve tek müzik aleti olarak kaydediliyor,” şeklinde konuştu.
Kazı Detayları
Ersoy’un açıklamasına göre, Troya II kent kapısı çevresindeki kazılarda ortaya çıkarılan bu eserler, arkeolojik anlamda büyük önem taşıyor. “Bu keşifle Troya’daki müzik kültürüne dair doğrudan bir kanıt elde ettik,” diyen Ersoy, kazı ekibine ve projeye destek verenlere teşekkür etti.
“Bu keşifle, Troya’daki müzik kültürüne ilişkin doğrudan bir arkeolojik kanıta ulaştık.”
Müzik Kültürü Üzerine Etkisi
Yaklaşık milattan önce 750 ile 480 yılları arasına tarihlenen Arkaik Dönem’de müziğin dini ritüellerin yanı sıra sosyal yaşamda da büyük öneme sahip olduğu biliniyor. Kemik flütün bulunması, bu dönemde Troya’daki müzik kültürünün varlığını doğrulayan önemli bir arkeolojik veri sunuyor.
Flütün yapısının korunmuş olması, eserin işlevselliği hakkında daha fazla bilgi edinilmesine yardımcı oluyor. Ayrıca, organik malzemeden üretilmiş müzik aletlerinin korunmasının zorluğu nedeniyle bu buluntu özellikle dikkat çekiyor.
İdol Başının Önemi
Kazılar sırasında bulunan insan biçimli idol başı ise yaklaşık milattan önce 2,500 yıllarına tarihleniyor. Bu eser, erken Tunç Çağı’na ait olup Troya’nın bu dönemdeki kültürel yapısını anlamamıza yardımcı olacak yeni bilgiler sağlıyor.
“Troya’nın farklı dönemlerini belgeleyen bu buluntuları bilimsel yöntemlerle araştırarak korumaya devam edeceğiz.”
Küçük boyutlu idol başları Batı Anadolu’nun arkeolojisinde karakteristik buluntular arasında yer alıyor. Troya’da daha önce benzer örneklerin bulunması, bölgedeki üretim gelenekleri ve kültürel etkileşimler açısından önemli veriler sunuyor.
Troya’nın tarihi yerleşimi milattan önce 3. bin yılın başlarından başlayarak milattan sonra 13. yüzyıla kadar uzanıyor. Bu süreçte kentin farklı dönemlerine ait on ana yerleşim katmanı tespit edilmiştir.
Tarihsel Bağlantılar ve Gelecek Çalışmalar
Bölgedeki yıkımlar sonrası yaşanan yaklaşık 400 yıllık yazılı kaynak eksikliğinin ardından Troya yeniden önem kazanmıştır. Kazılarda bulunan idol başı ve kemik flüt, kentin çok katmanlı tarihine dair yeni bilgiler sunarak Homeros destanları ve Troya Savaşı ile bağlantılı araştırmalara olanak tanımaktadır.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle sürdürülen bu çalışmalarla birlikte Troya’nın kültürel mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılması hedeflenmektedir.










