Bursa’nın Osmangazi ilçesinde yaşayan 51 yaşındaki Vildan Yavuz Bayragün, iki defa böbrek nakli gerçekleştirerek sağlığını koruyor. Anneden ve eşten alınan böbreklerle gerçekleştirdiği bu süreçte, organ bağışının önemine dikkat çekiyor.
Bayragün, 1999 yılında hamileliği sırasında nefrit hastalığına yakalandı. Hastalığın kronikleşmesi üzerine tedavi sürecine başlayan Bayragün, yaklaşık dokuz yıl sonra böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz tedavisi görmeye başladı. Haftada üç gün, her seferinde dört saat süren diyaliz seanslarıyla yaşam mücadelesi veren Bayragün, tedavi sürecinde böbrek nakli için araştırmalar yaptı.
İlk Nakil ve Sonrası
2009 yılında annesinin böbreği ile yapılan başarılı bir nakil sonrasında sağlığına kavuşan Bayragün, bu süreçte ikinci kızını dünyaya getirdi. Ancak, nakledilen böbreğin 14 yıl sonra işlevini yitirmesi sonucu tekrar bir nakil operasyonu geçirmesi gerekti. Bu kez eşi onu destekleyerek böbreğini bağışladı.
İkinci nakil sonrası sağlığını korumak adına ilaçlarını düzenli olarak kullanan Bayragün, kontrollerine de aksatmadan gidiyor. “Şu anda çok şükür sağlıklıyım,” diyen Bayragün, umudunu kaybetmeden yaşamaya devam ediyor.
Diyaliz Süreci ve Zorluklar
Bayragün, diyaliz tedavisinin zorluklarına da değinerek, “Sabah 07.00’de diyalize bağlanıyordum, 12.00’de iş yerime gidiyordum ama o gün çalışmak pek mümkün olmuyordu. Kendimi toparlamam birkaç saat sürüyordu,” şeklinde konuştu. Zor zamanlar geçirdiğini belirten Bayragün, tansiyon düşüklüğü ve halsizlik gibi sorunlarla da karşılaştığını ifade etti.
“Bana ‘böbrek yetmezliği’ denildiğinde durumun ciddiyetini anladım ki çok ciddi bir hastalıkmış.”
Bursa Böbrek Hastaları Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nde aktif rol alarak farkındalık çalışmaları yürüten Bayragün, diğer böbrek hastalarına da destek veriyor. “İnsanın sosyal hayatına devam edebilmesi, sağlıklı yaşayabilmesi çok önemli,” diyerek organ bağışının önemini vurguladı.
Farkındalık Yaratma Çabası
Vildan Yavuz Bayragün, kendisi gibi diğer hastaların daha az diyalize girmesi için toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini savunuyor. “Ne kadar az diyalize giren insan olursa o kadar güzel,” diyerek bu konuda toplumun bilinçlenmesini umut ediyor.










