Belgrad Ormanı, sonbahar yağmurlarıyla birlikte doğaseverlerin mantar keşfine ev sahipliği yapıyor. Farklı yaş gruplarından katılımcılar, uzman rehberler eşliğinde ormanın derinliklerine inerek ağaçların ve yaprakların arasında gizlenmiş mantarları bulmak için kolları sıvıyor.
Bu orman, kalabalık şehir yaşamından uzaklaşmak isteyenlerin doğayla iç içe zaman geçirebileceği bir keşif alanı haline geliyor. Yağışların ardından ortaya çıkan mantarlar, doğaseverleri dikkatli bir gözle ormanın tabanını incelemeye yönlendiriyor.
Farklı Yaş Gruplarından Katılım
Çocuklar, gençler ve yetişkinlerden oluşan geniş bir katılımcı grubu, sepetleriyle ormanda mantar arayışına çıkıyor. Bir kişinin bulduğu mantar, diğerlerini de o noktada toplamak için harekete geçiriyor. Her yeni tür, katılımcılarda merak uyandırırken, mantar arayışı yalnızca sepet doldurmaktan öteye geçerek doğayı tanıma macerasına dönüşüyor.
Ormanın sunduğu çeşitlilik sayesinde katılımcılar, nadir görülen mantar türlerini doğal ortamlarında keşfetme şansı buluyor. Bazı mantarlar renkleriyle dikkat çekerken, bazıları ise yaprakların arasında gizlenerek sadece dikkatlice bakıldığında fark edilebiliyor.
Mantar Eğitimi ve Bilinçli Toplama
Doğaseverler, buldukları mantarları uzmanlara göstererek hangi türlerin ne gibi özelliklere sahip olduğunu öğreniyor. İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Ormancılık Meslek Yüksekokulu Avcılık ve Yaban Hayatı Programı Başkanı Öğr. Gör. Dr. Ergün Bacak, bu süreçte katılımcılara mantarların nasıl toplanacağı ve pişirileceği hakkında bilgi veriyor.
“Mantar toplamayı çok seviyorlar ancak zehirli türleri de yanlışlıkla tüketebiliyorlar.”
Bacak, katılımcıları bilinçlendirmek amacıyla eğitimler düzenliyor ve mantar arama turlarında rehberlik ediyor. Eğitimlerin ana hedefi insan sağlığını korumak olarak öne çıkıyor; zira yanlış bir seçim ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Zehirli Türlere Dikkat Edilmeli
Mantarların birçok türü birbirine benzediği için doğru tanımlama yapmak oldukça önemlidir. Dr. Bacak, “Mantarların yeri sorulmaz” diyerek her yıl aynı bölgelerde yetiştiklerinin altını çiziyor ve bu durumun mantar avcıları için etik bir kural olduğunu ifade ediyor.
Ayrıca, İstanbul’un ormanlarında lezzetli türlerden biri olan Sezar mantarı ile ilgili bilgiler paylaşan Bacak, bu türün Roma İmparatorluğu döneminde değerli bir gıda olarak kabul edildiğini belirtiyor.
“Bir mantardan yüzde 100 emin olmak lazım.”
Mantar toplamak isteyenlerin öncelikle uzmanlardan eğitim alması gerektiğini vurgulayan Bacak, son zamanlarda sosyal medyada yayılan yanlış bilgilerin tehlikelerine de dikkat çekiyor. Sadece görüntüye dayanarak yapılan tanımlamaların risk taşıdığını belirten Bacak, eğitimlerle bu riskin azaltılabileceğini ifade ediyor.
Sonuç olarak Belgrad Ormanı’ndaki bu etkinlikler, hem doğanın güzelliklerini keşfetmek hem de bilinçli mantar toplama konusunda farkındalık oluşturmak adına önemli bir fırsat sunuyor.










