Başkent Ankara, “COP31’e Giderken Emek Dünyasının Ortak Gündemi” adlı önemli bir programa ev sahipliği yaptı. Etkinlik, Türkiye’nin iklim politikaları ve emek dünyası arasındaki ilişkilerin ele alındığı bir platform oldu.
Ankara’daki bir otelde düzenlenen bu programa, TÜRK-İŞ, HAK-İŞ, Memur-Sen, Türkiye Kamu-Sen ve KESK gibi sendikaların genel başkanları katıldı. Ayrıca Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Hassan da etkinlikte yer aldı.
TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 toplantısına 100 bin katılımcının gelmesinin beklendiğini ifade ederek, bu organizasyonun G20 ve NATO toplantılarından daha kapsamlı olduğunu vurguladı.
“Doğayla oynamamak, çevrenin düzenini bozmamak gerekiyor.”
Atalay, iklim değişikliğinin etkilerini hatırlatarak, Türkiye’de yaşanan sel felaketlerine dikkat çekti. Bu durumun doğanın dengesinin ne denli önemli olduğunu gösterdiğini belirtti.
Yeşil Dönüşümün Önemi
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ise yeşil dönüşümün çevresel sürdürülebilirlik açısından önemine değindi. Arslan, COP31’in Türkiye’de gerçekleşmesinin büyük bir kazanım olduğunu belirtirken, yeni bir anlayışın inşa edilmesi gerektiğini savundu.
Arslan ayrıca, dünya genelinde yapay zekanın etkilerinin arttığını ve bu konudaki kararların daha hızlı alınması gerektiğini dile getirdi. Yenilenebilir enerji alanındaki gelişmelerin istihdam yaratma potansiyeline de vurgu yaptı.
İklim Krizi Adalet Sorunu
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise iklim krizinin yalnızca çevresel değil ekonomik ve toplumsal boyutları olan çok yönlü bir adalet krizi olduğuna dikkat çekti. Yeşil dönüşümün sosyal adaleti sağlaması için yeterli olmayacağını belirten Yalçın, bu durumun ekonomik eşitsizlikleri de göz önünde bulundurması gerektiğini vurguladı.
“Kriz yalnızca yanlış teknolojiden değil, üretim biçimlerinden kaynaklanıyor.”
Kahveci de Türkiye’nin COP31’e ev sahipliğinin büyük bir fırsat olduğunu ifade etti. İklim değişikliğinin günlük yaşamda yarattığı olumsuz etkilerin artmasının çalışma hayatını da etkilediğini söyledi.
Emekçilerin Durumu
KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak ise iklim krizinin bedelini en çok emekçilerin ödediğini belirtti. Savaşların doğayı tehdit eden sonuçlarına dikkat çeken Koçak, iklim adaletinin sağlanabilmesi için militarizme karşı durulması gerektiğinin altını çizdi.
ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Hassan da etkinliğin önemine vurgu yaparak, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmasının fırsatlar sunduğunu söyledi. Eğitim ve sağlık gibi alanlarda kamu rolünün artırılması gerektiğini vurguladı.
Program sonunda “Yeşil ve İkiz Dönüşümün Çalışma Hayatına Etkileri: Riskler, Güvenceler ve Politika Önerileri” başlıklı panel gerçekleştirildi.










