Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Osmanlı tarihinin önemli figürlerinden vakanüvis Ahmed Lütfi Efendi’nin çok yönlü bir aydın olduğunu vurguladı. Afyoncu, bu kapsamda düzenlenen “Dört Padişah Bir Tarihçi: Vak’anüvis Ahmed Lütfi Efendi Sempozyumu”nda, tarihçinin eserlerinin yanı sıra edebiyat ve bürokrasi alanlarındaki katkılarının da değerlendirileceğini belirtti.
Sempozyum, Taksim’deki Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Afyoncu, burada yaptığı açıklamada Ahmed Lütfi Efendi’nin Osmanlı İmparatorluğu’nun en çalkantılı dönemlerine tanıklık ettiğini ifade etti. 1825-1876 yılları arasında dört padişahın saltanatını kaleme alan Ahmed Lütfi Efendi’nin, tarihçiliğinin yanı sıra şiir ve bürokrasi alanındaki çalışmalarıyla da dikkat çektiğini belirtti.
Eserlerin Önemi Vurgulandı
Afyoncu, “Ahmed Lütfi Efendi, Ahmet Cevdet Paşa gibi Osmanlı vakanüvisliğinin en üst mertebesindeki bir kişiden sonra geldiği için gölgede kalmıştır” dedi. Ayrıca, ünlü tarihçi İlber Ortaylı’nın da Ahmed Lütfi Efendi’nin eserlerinin önemini doktora tezinde kullandığını hatırlattı.
“Ahmed Lütfi Efendi sadece bir tarihçi değil, bürokrat, şair, edebiyatçı ve ulema olarak da tanınmalı.”
Osmanlı dönemi eserlerinin günümüz Türkçesine aktarılmasının önemine de değinen Afyoncu, “Osmanlıca kaynaklardan yalnızca uzman tarihçiler yararlanabiliyor. Ancak tarihe ilgi duyan geniş kitlelerin bu eserlere erişimi zorlaşıyor” ifadelerini kullandı.
6 Ciltlik Eserler Günümüze Taşındı
Afyoncu, Ahmed Lütfi Efendi’nin eserlerinin bir kısmının Osmanlı döneminde basıldığını, diğer bölümünün ise Cumhuriyet döneminde yeni harflere aktarıldığını belirtti. “Lütfi Tarihi”nin Yeditepe Yayınevi tarafından 6 cilt haline getirildiğini ifade etti.
Sempozyumda ayrıca Ahmed Lütfi Efendi’nin yalnızca tarihçiliği değil, hayatı ve ailesiyle ilgili ilişkileri de ele alınacak. Afyoncu, bu bağlamda farklı alanlarda kaleme aldığı eserlerin de inceleneceğini söyledi.
Torunundan Destek
Aynı zamanda Ahmed Lütfi Efendi’nin 7. kuşak torunu Mehmet Berke Merter de dedesinin eserlerinin günümüz Türkçesine çevrilmesinden memnuniyet duyduğunu ifade etti. Merter, el yazması Hicaz Seyahatnamesi’ni yayımladıklarını ve savaş günlüklerini okuyucularla buluşturduklarını anlattı.
“İnşallah bu sempozyumun ve kitapların ülkemizin tarihçiliğine güzel katkıları olur.”
Merter ayrıca Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun önerisinin projeye ilham verdiğini belirtti. Kitapların daha geniş kitleler tarafından okunabilmesi için çalışmalarını sürdüreceklerini sözlerine ekledi.










