3 Mayıs Türkçülük Günü, Türk düşünce tarihinde önemli bir kırılma noktası olarak anılmaktadır. 1945 yılında yaşanan süreçte, Nihal Atsız, Alparslan Türkeş, Reha Oğuz Türkkan ve Nejdet Sançar gibi isimler, fikirleri ve duruşlarıyla bu hareketin öncüleri olarak tarihe geçmiştir.
II. Dünya Savaşı yıllarında Avrupa’da Adolf Hitler ve Benito Mussolini liderliğindeki blok güçlenirken, Türkiye’de siyasi atmosfer de bu gelişmelerin etkisi altında şekillenmekteydi.
Türkiye’de dönemin tek adam siyasetinin temsilcisi olan Cumhurbaşkanı İsmet İnönü yönetimi, II. Dünya Savaşı şartlarında kritik bir denge politikası yürütmekteydi.
Ancak o dönemde Benito Mussolini tarafından Türkiye’ye yönelik iletildiği ifade edilen mektuba verilen yanıtın geciktiği yönündeki değerlendirmeler, kamuoyunda farklı tepkilere neden olmuştur.
Bu süreçte Nihal Atsız, kaleme aldığı “Davet” şiiriyle bu duruma karşı kendi düşüncesini ve tepkisini ortaya koymuştur.
Şiirden bazı bölümler:
“Dirilerek başınıza geçse de Sezar,
Yine olur Anadolu size bir mezar.”*
“Belki fazla bel bağladın şimal komşuna,
Biz güleriz Cermenliğin kuduruşuna…”*
“Tanıyoruz Atilla’dan beri Cermen’i,
Farklı mıdır Prusyalı yahut Ermeni?”*
“Senin dostun Cermanyaya biz Nemşe deriz,
Bir gün yine Beç önünde düğün ederiz…”*
3 Mayıs; yalnızca bir tarih değil, aynı zamanda bir fikrin, bir duruşun ve bir dönemin ruhunun ifadesidir.
Bu vesileyle;
Nihal Atsız,
Alparslan Türkeş,
Reha Oğuz Türkkan ve
Nejdet Sançar
bu fikri ideolojisini önemli bir dava hareketine dönüştüren “Turan’dan Kızılelma’ya” fikrinin öncülerinde şehit lider Muhsin Yazıcıoğlu Bu davayı savunan ” 9 ışık” doktirini , Türk -İslam -Milli Görüş hareketi ile yön verenlere rahmet ve saygıyla anıyoruz..










