GÜNEYDOĞU ANADOLU’DA YERALTI SULARI ALARM VERİYOR:
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki aşırı yeraltı suyu kullanımı çevresel bir tehdit oluştururken, tarımsal üretimdeki yüksek payıyla dikkat çekiyor.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde sürdürülebilirlik odaklı proaktif yaklaşımla elektrik dağıtımı hizmeti veren Dicle Elektrik, faaliyet gösterdiği illerde tarımsal sulama bilinçlendirme çalışmalarına katkı sunmayı sürdürüyor. Şirketin hizmet verdiği Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Şırnak ve Siirt illerinde, tarımsal faaliyetler nedeniyle yeraltı su kaynaklarının aşırı kullanımı ciddi bir çevresel tehdit oluşturuyor. Bölge, Türkiye’nin tarımsal üretiminde büyük bir paya sahip olup, pamuk üretiminin %58’ini, mısırın %25’ini ve buğdayın %14’ünü gerçekleştiriyor.
TARIMSAL SULAMA ALANI TEHLİKEYE GİRİYOR
Elektrikli motopomplarla yapılan arazi sulamaları, yıllık 7,25 milyar kWh elektrik tüketimiyle yeraltı sularının hızla tükenmesine yol açıyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki tarımsal sulama alanları tehlikeye giriyor .faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulunan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, “Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamındaki yapımı tamamlanan sulama kanalları bu yıl işletmeye açılırsa, toplam 149.000 hektar alan yeraltı suyu kullanmadan sulanabilecek ve 1,5 milyar kWh enerji tasarrufu sağlanarak ekonomiye 3,8 milyar TL katkıda bulunabilecektir. DSİ tarafından yapılan kanalların bu yıl sulamaya açılması büyük önem arz etmektedir.” dedi.
TARIMSAL KALKINMANIN ÖNEMİNİ DİKKAT ÇEKİLİYOR
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki tarımsal sulama faaliyetlerinin sürdürülebilirliği üzerine odaklanan dağıtım şirketi, verimli sulamanın ve tarımsal kalkınmanın önemine dikkat çekmeye devam ediyor. Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, bu bağlamda Geophysical Research Letters dergisinde yapılan yeni bir araştırmayı ele alarak yeraltı sularının aşırı kullanımının, dünyanın dönüş eksenindeki kaymalara nasıl etki ettiğini açıkladı. Arvas, “Son yapılan araştırmalar, aşırı yeraltı suyu tüketiminin, dünyanın coğrafi kutuplarındaki kaymayı etkileyebilecek sonuçlarının olduğunu gösteriyor. Jeofizik alanındaki bu önemli keşif, su kaynaklarımızın yönetimine dair stratejilerimizi yeniden düşünmemizi gerektiriyor.” dedi.








