Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) müdahil olma talebine karşı çıktığını duyurdu.
Fransa’nın Strazburg kentinde gerçekleştirilen kongrede, Türkiye’deki yargı süreçlerine ilişkin AİHM nezdinde müdahil olma isteği gündeme geldi. Bu durum üzerine konuşan Büyükakın, iç hukuk yollarının henüz tükenmediğini vurgulayarak, “AİHM henüz davayı kabul etmemiştir,” dedi.
Yargı Süreçlerine Saygı Vurgusu
Büyükakın, 7 yıllık kongre üyeliği süresince AİHM davasına müdahil olma başvurusu yapılmadığını belirterek, bu durumun sıra dışı olduğunu ifade etti. Yargı bağımsızlığına saygının herkes için geçerli olması gerektiğini savunan Başkan, “Bu aşamada yapılan müdahil olma talebi, AİHM üzerinde baskı yaratmaktadır,” şeklinde konuştu.
“Bu durum tarafsızlığa aykırıdır ve hukuk devleti ilkesi ile bağdaşmamaktadır.”
Açıklamalarında Orantısızlık Eleştirisi
Büyükakın, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın ülkelerin kendi yasal düzenlemelerine işaret ettiğini hatırlatarak, görevden alınan belediye başkanlarıyla ilgili devam eden yargı süreçlerine dikkat çekti. Türkiye’nin AİHM kararlarını uygulama oranının en yüksek olduğunu söyleyen Büyükakın, alınan kararların orantısız ve aceleci olduğunu belirtti.
Genel Kurul’un ardından değerlendirmelerde bulunan Büyükakın, Türkiye ile ilgili toplantılarda gözlemlenen ön yargılı tutumun tekrar ortaya çıktığını ifade etti. “Muhalefet mensuplarının argümanlarıyla hareket eden bir yaklaşım sergilendi,” dedi.
Tepkilerin Arka Planı
Büyükakın, bağımsız Türk yargısının süreçlerinin hiçe sayılmasının kabul edilemez olduğunu belirtirken, iç hukuk yollarının tamamlanmamış bir davaya müdahil olunmasının büyük bir haksızlık teşkil ettiğini vurguladı. Bu tutumun Türkiye ile Avrupa arasındaki diyalog ilişkilerine zarar verebileceği uyarısında bulundu.
“Bu yaklaşım, konseyin kurucusu olan Türkiye ile Avrupa arasında diyaloğa dayalı sağlıklı ilişkiler yürütülmesine ciddi zarar verecektir.”
Büyükakın ayrıca, Avrupa Özerklik Şartı’nın ötesine geçen bu girişimin bağımsız Türkiye’ye karşı siyasi bir değerlendirme olduğunu ve kalıcı dostluk ilişkilerine zarar verdiğini belirtti.










