İklim değişikliği mücadelesi ve uygulamalarına odaklanacak olan COP31, 9-20 Kasım tarihleri arasında Türkiye’nin Antalya şehrinde gerçekleştirilecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer, iklim finansmanı müzakerelerinin yoğun bir gündem oluşturmasının beklendiğini ifade etti.
Dünyanın en büyük iklim zirvesi olarak kabul edilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’nın (COP31) yaklaşmasıyla birlikte, ülkelerin iklim değişikliği ile ilgili ortak hareket etme gerekliliği de gündeme geliyor. Ecer, “Artık sözlerin bittiği yerdeyiz. Yani taahhütler, anlaşmalar, kararlar alınmış durumda ama uygulamaya geçiş aşamasındayız,” dedi.
Yeşil Dönüşüm İçin Finansman Gerekiyor
Ecer, iklim değişikliğiyle mücadelede en önemli başlıklardan birinin finansman olduğunu vurgulayarak, “Emisyonların azaltılması ve yeşil dönüşüm için yeni teknolojilere geçişin önem taşıdığını” belirtti. Bu sürecin başarılı bir şekilde yürütülmesi için uluslararası finansmana ihtiyaç olduğunun altını çizdi.
“İklim değişikliğiyle mücadelede temel nokta yeşil dönüşümü gerçekleştirebilmek.”
Ecer, COP31’de yapılacak müzakerelerin yoğun geçeceği öngörüsünde bulunarak, bu konuda hem finansmanı sağlayan hem de bu finansmandan yararlanmak isteyen ülkeler arasında çetin müzakerelerin olacağını açıkladı.
Uygulama Köprüsü Projesi
COP31 Başkanlığı olarak finansman konusunu önceliklendirdiklerini ifade eden Ecer, “Uygulama Köprüsü” mekanizmasının geliştirilmesi amacıyla çalışmalara devam ettiklerini duyurdu. Bu projenin altı pilot ülkeyle birlikte yürütüldüğünü belirten Ecer, detayların New York’taki BM İklim Zirvesi’nde paylaşılacağını söyledi.
Ortak Sorumluluk ve Çözüm Beklentisi
Ecer, iklim değişikliğinin küresel bir sorun olduğunu ve çözüm yollarının ortaklaşa geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. “Sorun ortak, çözüm de ortak olmalı ama sorumlulukların farklı şekilde dağıtılması gerekiyor,” diyen Ecer, Paris Anlaşması’nın bu prensip üzerine kurulduğunu hatırlattı.
“Karbon bütçesinin korunması için azami çaba gösterilmeli.”
Küresel elektrifikasyon hedefinin de COP31’in önemli başlıklarından biri olduğunu dile getiren Ecer, 2035 yılına kadar nihai enerji tüketiminin yüzde 35’inin elektrikten sağlanmasının amaçlandığını aktardı. Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanındaki yatırımlarının hızla artığını belirten Ecer, Avrupa’da bu alanda dördüncü sırada olduklarını kaydetti.
Dayanıklı Şehirler ve Sıfır Atık Konuları
Ecer, COP31’de dayanıklı şehirler ve sıfır atık konularının da ele alınacağını belirtti. Şehirlerin iklim kaynaklı risklerden daha fazla etkilendiğini ifade eden Ecer, Akdeniz Havzası’nın bu durumdan en fazla olumsuz etkilenen bölgelerden biri olduğunu vurguladı. Ayrıca sıfır atık projesinin de önemli çalışmalar içerdiğini dile getirdi.
COP31 sonrasında da iklim diplomasisinin devam edeceğini belirten Ecer, Türkiye’nin Brezilya ile işbirliği yaparak gelecek yılki COP başkanlığını üstleneceğini açıkladı.










