İstanbul’un tarihi Eminönü semtinde, 62 yıldır berberlik yapan 78 yaşındaki Cemal Akça, mesleğine olan bağlılığı ve azmiyle dikkat çekiyor. Tokat’ın Reşadiye ilçesinden İstanbul’a göç eden Akça, her sabah dükkanını açarak müşterilerine hizmet vermeye devam ediyor.
Mercan’daki Tacirhane Sokak’ta yıllardır işini sürdüren Akça, “Kamil oğlu Cemal Akça” olarak tanınmakta ve ömrünün büyük bir kısmını berber koltuğunun başında geçirdiğini belirtiyor. Mesleğinin ona hem geçim sağladığını hem de düzenli bir yaşam sunduğunu ifade eden Akça, “Burada ömrüm devam ediyor. İşimiz berberlik olduğu için Allah kısmetimizi buradan verdi. Ömrüm olursa berberlik yaparak hayatıma devam edeceğim,” diyor.
Aile Huzuru En Büyük Zenginliği
Akça, uzun yıllar boyunca kazandıkları sayesinde üç daire sahibi olduğunu belirtirken, en büyük zenginliğinin ailesinin huzuru olduğunu vurguluyor. “Evlatlarım ve ailem için Allah’a şükrediyorum,” diyen Akça, dostlarının mesleği bırakması durumunda zorluk yaşayabileceği yönündeki uyarılarını da aktarıyor. “Bir pazar günü evde kalıyoruz, çok şey değişiyor ama burada sanki kurulu saat gibi sabah işe, akşam eve,” şeklinde konuşuyor.
Esnaf Yapısı Değişti
Cemal Akça, yıllar içerisinde Mercan ve çevresindeki esnaf yapısının büyük ölçüde değiştiğini dile getiriyor. Eskiden bu bölgede birçok köklü esnaf ve tüccarın bulunduğunu ancak artık çoğunun yerini kaybettiğini ifade ediyor. Bazı eski müşterilerinin uzak mesafelerden sadece tıraş olmak için kendisine gelmeye devam ettiğini söyleyen Akça, “Eskiler çok farklıydı. Şimdiki Mercan’ın o eski neşesi yok,” diyerek nostalji yapıyor.
Berberlik mesleğinden memnun olmasına rağmen günümüzde ekonomik koşulların zorluğuna da dikkat çekiyor. Yan geliri olmasa geçinmenin zorlaştığını vurgulayan Akça, yalnızca berber gelirinin yeterli olmadığını kaydediyor.
Vücut Şekli Değişti
Akça, uzun yıllar boyunca müşterilerini tıraş ederken sürekli eğilmenin vücut yapısını etkilediğine dikkat çekiyor. “Müşteriyi tıraş ederken ister istemez eğiliyoruz,” diyen berber, alışkanlık haline geldiğini belirttiği duruşunun zamanla değiştiğini anlatıyor. “Eskiden dimdik duruyordum; şimdi aynadan kendime bakıyorum. Bayağı eğilmişim,” şeklinde ifade ediyor.
Çalışma azminden memnun olduğunu ve günlük yaşamını iş, aile ve ibadet üzerine kurduğunu belirten Akça, ibadetlerini ihmal etmediğini de sözlerine ekliyor. Süleymaniye Camisi’ne gitme fırsatı bulduğunda namazını eda ettiğini belirten Akça, “Allah herkesin namazını kabul etsin,” diyerek inancını vurguluyor.
İstanbul’un tarihi bölgelerini gezme fırsatını bulduğunu söyleyen Cemal Akça, yaşamına duyduğu memnuniyeti ise şu şekilde ifade ediyor:
“Mevla bugünleri bize gösterdiği için ne kadar şükretsek azdır.”










