Organize suç örgütü elebaşı olarak bilinen Serkan Kurtuluş, Türkiye’ye iade edilerek İstanbul’a getirildi. Kırmızı bültenle aranan Kurtuluş, Arjantin’de yakalandıktan sonra uzun bir süreç sonunda Türkiye’ye döndü.
Kurtuluş’un, Türkiye’deki birçok suçtan aranmasına rağmen, Arjantin’de sığınma talebinde bulunduğu ve bu talebin reddedilmesinin ardından iade sürecinin başladığı öğrenildi. 2020 yılında Arjantin’de tutuklanan Kurtuluş, cezaevinde açlık grevi yaparak dikkat çekmişti.
Brezilya Üzerinden İade Süreci
Interpol Europol Daire Başkanlığının koordinesinde yürütülen çalışmalar sonucunda, Kurtuluş’un 31 Ekim 2017 tarihinde kırmızı bültenle arandığı bilgisi ortaya çıktı. Arjantin makamlarından teslim alınan Kurtuluş, Türk yetkililerle birlikte Buenos Aires’ten hareket eden THY uçağıyla Brezilya’nın Sao Paulo kentine geçti. Burada uçakta bulunduğu sırada “İspanyolca olarak uçakta bomba var” şeklinde bağırdığı ve uçağın boşaltılmasını sağlama çabasında bulunduğu bildirildi.
Ancak bu girişim güvenlik güçleri tarafından engellenerek, gerekli önlemler alındı ve iade süreci devam etti. İstanbul Havalimanı’na ulaştığında, emniyet personeline teslim edilen Kurtuluş’un işlemleri gerçekleştirilmek üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü ifade edildi.
Sığınma Talebi ve Hukuki Süreçler
Kurtuluş’un Türkiye’ye iadesinin uzun sürmesinin sebebi, Arjantin’de yaptığı sığınma talebiydi. Ancak bu talep reddedildikten sonra hukuki süreçler devreye girdi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin de takip ettiği süreçte, Interpol Europol Daire Başkanlığı’nın çalışmaları sonucunda Kurtuluş’un iade edilmesi için uluslararası düzeyde koordinasyon başlatıldı.
“Suç örgütü elebaşı Kurtuluş hakkında yapılan çalışmalar sonucunda Türkiye’ye iadesi sağlandı.”
Kurtuluş’un iadesi, Emniyet Genel Müdürlüğü, Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı’nın da yer aldığı bir çok kurumun ortak çalışmasıyla gerçekleşti. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Kurtuluş’un çeşitli suçlardan aranmakta olduğu belirtilmişti.
Türkiye’de Yargılanacak
Kurtuluş’un Türkiye’ye dönüşüyle birlikte yargı sürecinin başlayacağı ifade ediliyor. Suçlamalar arasında “tasarlayarak öldürme”, “kasten öldürme” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” gibi ciddi maddeler bulunuyor. Bu durum, Türkiye’nin uluslararası güvenlik işbirliği açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.










