MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında sert açıklamalarda bulundu. Son dönemde siyasi ve gazetecilere yönelik yapılan saldırıların ülkücülere mal edilmesinin zorla ve zorlama olduğunu söyledi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. MHP lideri Devlet Bahçeli son dönemde gazetecilere ve siyasetçilere düzenlenen saldırılarla ilgili konuştu. Bahçeli, açıklamasında çok sert açıklamalarda bulunarak şunları söyledi; “Üç beş kendini bilmezin, 10 densizin karalamasıyla yolumuzdan dönecek değiliz. Mahcubiyetimiz yok ki yüzümüz kızarsın. Mağlubiyetimiz yok ki başımız öne eğilsin. Açığımız yok ki korkularımız öne çıksın. Biz onun bunun ne dediğine bakmıyoruz, millet ne diyor, ecdat ne diyor, tarih ne diyor, Allah ne buyuruyor onu dinliyoruz.
UYSAL KOYUN GÖRÜLEMEYİZ
Bazı gazeteci ve siyasetçilere yönelik saldırılarda MHP’yle bağ kurmak zorlamadır. Partimizi kavgayla göstermek hayasızlıktır. MHP’yi şiddet yanlısı göstermek, sokak diline saplanıp kaldığını iddia etmek ayıplı ve ahlaksız bir suçlamadır. İnsan sevgimizin sadakasını versek yedi sülalesine yetecek olan çevrelerin partimizi kavga ve karışıklıkla bir gösterme çabası hayasız bir tuzaktır. Biz bu tuzağa düşmeyiz, kara kampanyalara asla teslim olmayız. Kum torbası gibi hiç değiliz, uysal koyun görülemeyiz, çakallık yapanlara bozkurt gibi dikiliriz.
ZORBA VE ZORLAMA
Bir adım yaklaşana 10 adımla koşarız. Bir el uzatanı koca bir yürekle kucaklarız. Ancak ülkemize ve ülkülerimize kefen biçen olursa da o kefeni başlarına geçiririz. Bazı gazeteci ve siyasetçilere yönelik son zamanlarda gerçekleşen saldırılarda milliyetçi ülkücü hareket arasında bağ kurmak zorba ve zorlama bir isnattır. Türk milleti uğruna gözümüzü daldan budaktan esirgemeyiz bunu da mertçe sahipleniriz. Taraf olmadığımız bir saldırının faili olarak gösterilmek ucuz bir provokasyon taktiğidir. Biz bu tip basit ve bayağı taktiklerin iç yüzünü arka planındaki sinsi kurguları masa başında yapılan kanlı planların sahaya taşınma arayışlarını da 12 Eylül öncesinden beri tanır ve hafızalarımızda saklı tutarız. Hiç kimse şiddet ihalesini üzerimize yıkmaya çalışmasın, bunu aklından dahi geçirmesin. Millet nam ve hesabına bir tehdit olursa değil kavga ölümü bile göze alırız.
FİLM SETLERİNDE GÖRÜLEBİLECEK
Sicili kabarık bir siyasetçinin evinin balkonuna kamera yerleştirip kavga anını kayda aldırması sonrada dönüp masumiyet pozuna bürünmesi bununla da yetinmeyip “Bana saldırdılar” çığırtkanlığına tevessül etmesi bildik bir numaradır. Film setlerinde görülebilecek bu numaralar eskimiş, alıcısı da kalmamıştır. Ülkücüleri sorunmuş gibi göstermek, Cumhur İttifakı’nda sorun varmış gibi servis etmek, iç huzursuzluk yaratmak için toplumsal hassasiyetlerle oynamak, muhtemelen zillet partilerine ulaşmış yeni bir görev emridir. Erken seçim zorlamasıyla birlikte CHP ve İP’in güçlendirilmiş parlamento çalışmalarında son aşamaya gelmeleri, kaldı ki dış tazyikin momentumuyla Rusya’daki gibi bir krizin doğması ihtimali hafife alınmaması gereken tehlikeli sinyaller arasındadır.”










