ANKARA – Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, Anadolu Ajansı’nın düzenlediği Sinema Atölyesi’nde oyunculuk kariyeri ve Türk tiyatrosu hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
Karadağlı, AA Akademi koordinasyonundaki etkinlikte, Barışkan Ünal’ın moderatörlüğünde katılımcılarla bir araya geldi. Oyunculuğa olan ilgisinin ortaokul yıllarında başladığını belirten Karadağlı, bu süreçte annesiyle sinemaya gitmelerinin kendisini etkilediğini ifade etti. Türkiye’ye döndükten sonra yerli filmleri izleyerek Türkçesini geliştirdiğini söyledi.
Çocukluk Hayalleri ve Tiyatro
Ortaokulda tiyatro kulübünde rol alarak sahne ile tanıştığını aktaran Karadağlı, bu deneyimin oyunculuk tutkusunu güçlendirdiğini dile getirdi. Lise son sınıfa kadar oyuncu olma isteğinin devam ettiğini vurguladı. Çevresindekilerin farklı meslekler seçmesi yönündeki tavsiyelerine rağmen kendi kararına sadık kaldığını belirtti.
“Bazen insanın kendi iç ışığını, iç alkışını takip etmesi gerekiyor.”
Karadağlı, çevresindeki insanların çoğunun başarısız olacağını söylediğini ancak kendine inandığı için bunları dikkate almadığını ifade etti.
Ferhunde Hanımlar ve Tecrübeleri
“Ferhunde Hanımlar” dizisinin oyunculuk gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Karadağlı, günlük dizi temposunun ona büyük katkı sağladığını açıkladı. Hızla akan çekimlerin hatalarını görebilmesine imkan tanıdığını belirtti.
Kariyeri boyunca birçok usta oyuncuyla çalıştığına dikkat çeken Karadağlı, onlardan öğrenme fırsatını değerlendirdiğini vurguladı. Kendisine güveninin tam olduğunu belirterek, iyi bir oyuncunun yanında heyecanlanmak yerine onlardan neler öğrenebileceğine odaklandığını aktardı.
Çocuklar Duymasın ve Haluk Bey
Kariyerinde geniş kitlelere ulaşmasını sağlayan “Çocuklar Duymasın” dizisinin başlangıçta kabul etmeyi düşünmediği bir proje olduğunu söyleyen Karadağlı, dramatik karakterler canlandırmak istediği için sitcom projesine sıcak bakmadığını ifade etti. Teklifin birkaç kez tekrar edilmesinin ardından projeye dahil olmaya karar verdiğini anlattı.
“Hala ‘Haluk Bey’ diyen çok fazla oluyor.”
Haluk karakterinin yıllar içinde kendisiyle özdeşleştiğini belirten Karadağlı, bu durumun kendisini rahatsız etmediğini ifade etti. Rolü benimsemesi gerektiğine inandığını vurguladı.
Sektör Değişimi ve Gelişmeler
Türk dizi ve televizyon sektöründeki değişimlere değinen Karadağlı, çalışma koşullarında geçmişe göre iyileşmeler yaşandığını belirtti. O dönemlerde çekimlerin uzun saatler sürdüğünü hatırlatan Karadağlı, günümüzde daha düzenli hale geldiğini söyledi.
Dijital platformların izleme alışkanlıklarını değiştirdiğine de dikkat çeken Karadağlı, bunun seyircilerin beklentilerini artırdığını ifade etti. Ancak sinema ve tiyatronun sosyal deneyiminin önemini koruduğunu vurguladı.
“İnsanoğlu sosyal bir varlıktır.”
Sosyal iletişimin gerekliliğine işaret eden Karadağlı, canlı performansın özlem duyulan bir deneyim olduğunu dile getirdi.
Seslendirme Deneyimleri ve Devlet Tiyatroları
Kariyerine TRT’de seslendirme ile başlayan Karadağlı, birçok ünlü ismi seslendirdiğini ifade etti. En özel çalışmasının Mustafa Kemal Atatürk’ü seslendirmek olduğunu belirterek bu projede adının geçmemesi için özel bir talepte bulunduğunu aktardı.
Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü görevini kabul etme nedenini de açıklayan Karadağlı, ülkesine hizmet etme isteğinin ön planda olduğunu dile getirdi. Seyirci sayılarını artırmak için köy ve mezralara kadar turneler düzenlediklerini söyledi.
“Devlet Tiyatroları halkın tiyatrosu.”
Kendisi mesleğine devam etmek istediğini de vurgulayan Karadağlı, siyasete dair bir planının olmadığını sözlerine ekledi.










