Eğitimci ve yazar Alişan Kapaklıkaya, Kocaeli Kitap Fuarı’nda gerçekleştirdiği söyleşide, çocuklardaki şiddet eğiliminin aile ve okul ortamındaki davranışlardan etkilendiğini ifade etti. Kapaklıkaya, ebeveynlerin nasihat vermenin ötesinde, kendi davranışlarıyla örnek olmaları gerektiğinin altını çizdi.
Kapaklıkaya, çocukların ruhsal gelişiminde aile içindeki tutumların önemli bir rol oynadığını belirterek, “Çocukların ruhlarına dikilenler, 8-10 senede büyüyor” dedi. Bu bağlamda ebeveynlerin ve öğretmenlerin gösterdiği şiddetin çocuk üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceğini vurguladı.
Aile İçi Şiddetin Etkileri
Kapaklıkaya, ailedeki şiddetin çocukların karakterine olan yansımalarını örneklerle açıkladı. Eğer bir çocuk evde anne babası arasında şiddet görüyorsa ya da okulda öğretmeninden sert bir muamele alıyorsa, bu durumun onun ruhunda derin izler bıraktığını söyledi. “Dallarda bugün gördüğümüz meyveler, geçmişte dikilen tohumların yeşermiş halidir” şeklinde konuşan Kapaklıkaya, çocukların yaşadığı olumsuz deneyimlerin ilerleyen yıllarda şiddet biçiminde dışa vurulabileceğine dikkat çekti.
“Çocuklar gördüklerini daha çok hayatlarında uygularlar”
Kapaklıkaya, çocukların gelecekteki davranışlarını belirleyen unsurlar arasında aile içinde gördükleri tutumların yer aldığını kaydetti. Çocukların bebeklik döneminden itibaren iyi ve kötü kavramlarını ayırt edemediğini belirten kapaklıkaya, “Eğer ailede şiddet varsa, bu durumu ileride başkalarına uygulayabilirler” dedi.
Duygusal İfade Zorluğu
Aile içindeki iletişimsizlik ve şiddetin çocukların duygularını ifade etme yetilerini olumsuz etkilediğini aktaran Kapaklıkaya, “İfade edilmeyen duygular zamanla vücutta birikir ve uygun ortam bulduğunda ortaya çıkar” diye konuştu. Bu durumun ebeveynler tarafından genellikle anlaşılmadığını ifade etti.
Kapaklıkaya ayrıca, ebeveynlerin yalnızca nasihat vermekle yetinmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Bazı çocukların zekaları gözlerinde veya parmak uçlarındadır. Onlara dokunmak ya da sarılmak gibi basit eylemler bile streslerini azaltabilir” dedi.
Sosyal Medyanın Rolü
Kapaklıkaya, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki etkisine de değindi. Şiddet içerikli paylaşımların azaltılması gerektiğini belirten eğitimci, sosyal medyayı tavanı delinmiş bir ev gibi tanımlayarak, “Aileler halı değiştirerek sorunu çözemezler; o deliği kapatmak lazım” ifadesini kullandı. Sosyal medya platformlarında olumsuz içeriklerin yüklenmesinin durdurulması gerektiğinin altını çizdi.










