İstanbul’da sosyal medyada yayımladığı videolar nedeniyle tutuklanan Deniz Göktaş hakkında mahkeme kararını açıkladı. Göktaş, 18 ay 35 gün hapis cezasına çarptırıldı ve tahliyesine hükmedildi.
İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatı Ali Büyüközdemir ile birlikte birçok izleyici katıldı. Duruşmada, Göktaş, videolarındaki ifadelerin mizahi bir eleştiri olduğunu savundu.
Göktaş, CİMER’e yapılan şikayetlerin bazı hesapların kampanyası olduğunu iddia ederek, “Politik mizahın yargı tarafından korunması gerektiğini” öne sürdü. Kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmeyen Göktaş, tahliye talebinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Büyüközdemir ise sanıktan şikayetçi olduklarını belirterek davaya katılma talebinde bulundu. Mahkeme, Cumhurbaşkanı’nın davaya katılmasına karar verdi.
Cezanın Ayrıntıları
Görüşü alınan cumhuriyet savcısı, Göktaş’ın suçlamalardan cezalandırılmasını talep etti ve aynı zamanda tahliye edilmesini istedi. Mahkeme, Göktaş’ın “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” suçundan cezalandırılması istemine rağmen bu eyleminin “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerlere alenen aşağılama” suçunu oluşturduğuna dikkat çekti.
“Mahkeme, Göktaş’a 7 ay 15 gün hapis cezası verdi.”
Bunun yanı sıra, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan 11 ay 20 gün hapis cezası da verildi. “Suçu ve suçluyu övme” suçundan ise beraatına karar verildi. Mahkeme, tahliyeye hükmederken ayrıca adli kontrol tedbiri olarak “yurt dışına çıkış yasağı” uygulanmasına karar verdi.
İddianame ve Suçlamalar
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Deniz Göktaş’ın YouTube’da yayımladığı “Ölü Deniz” adlı gösterisinde yaptığı konuşmalarla çeşitli suçlar işlediği belirtilmişti. İddianamede, Göktaş’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik ifadelerinin “eleştiri sınırlarını aştığı” kaydedildi.
Göktaş’ın gösterisindeki sözleri nedeniyle kamuoyunda büyük tepkiler oluşmuştu. İddianamede, “Hala korkuyorum… Oruç tutan canlı bombalardan korkuyorum.” şeklindeki ifadeleri de yer aldı. Bu sözlerin toplumda infial yaratabileceği ve kamu güvenliğini tehdit edebileceği vurgulandı.
Ayrıca, halkın din bakımından farklı özelliklere sahip kesimlerini hedef alan söylemleri nedeniyle 500’den fazla CİMER başvurusu yapıldığı belirtildi. Göktaş’ın ifadelerinin ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı nitelikte olduğu ifade edildi.
Dava süreci devam ederken, mahkeme kararı sonrası Deniz Göktaş’ın durumu yakından takip edilecek.










