Bursa’da, askerlik görevini yaparken yüksek tansiyon nedeniyle böbreklerini kaybeden 32 yaşındaki Burak Koç, kadavradan yapılan böbrek nakliyle sağlığına kavuştu. Koç, bu süreçten sonra organ bağışının önemine dikkat çekmek için sosyal medya üzerinden farkındalık yaratan paylaşımlar yapıyor.
2019 yılında yedek subay olarak askerlik görevini yerine getirirken aniden rahatsızlanan Burak Koç, hastaneye götürüldüğünde iki böbreğini de kaybettiğini öğrenmişti. Yaklaşık 5 yıl boyunca diyaliz tedavisi gören Koç, 2024’te Bursa Şehir Hastanesi’nde kadavradan alınan bir böbreğin nakli ile sağlığına yeniden kavuştu.
Organ Bağışının Önemi
Koç, sosyal medyada yaklaşık 45 bin takipçiye ulaştı ve burada organ bağışının gerekliliğine dair bilgi paylaşımları yapıyor. Ayrıca, 20 Kasım’da vizyona girecek bir sinema filminde rol alarak organ naklinin önemini vurgulamayı planlıyor.
“Organ bağışı olmasaydı burada olamazdım.”
Burak Koç, genç yaşta böbreklerini kaybetmenin hayatında büyük bir değişim yarattığını ifade etti. Hastalığı süresince karşılaştığı 3 yaşındaki bir çocuk ise ona ilham verdi. Diyalize başladığı günler hakkında konuşan Koç, “Nakil olduktan sonra hayatım bambaşka bir yön almaya başladı” dedi.
Böbreğin Sahibi Aileye Minnet Duyuyor
Kendisine nakledilen böbreğin 18 yaşındaki bir kadına ait olduğunu belirten Koç, ailesine duyduğu minneti dile getirdi. “Onların bir emanetini taşıyorum; bu benim için çok özel” diyen Koç, tanımadığı birinin organını taşırken hayata devam etmenin anlamını derinlemesine hissettiğini ifade etti.
Koç, sosyal medya platformlarında yaptığı paylaşımlarla organ bağışını teşvik etmeye çalıştığını ve insanların bu konuda daha fazla bilgi sahibi olmasının önemine vurgu yaptı. “Eğer bir gün size ‘Organlarınızı bağışlamak ister misiniz?’ derlerse kesinlikle beni akıllarına getirsinler” dedi.
Tıbbi Bakış Açısı
Bursa Şehir Hastanesi Böbrek Nakli Klinik Sorumlu Hekimi Serdar Geylan, Koç’un ameliyatını gerçekleştiren ekipte yer aldı. Geylan, “Burak’ın hikayesinin anlatılması ve görünür olması çok önemli. Bu konuda kadavra bağışı toplumun gündemine gelmeli” açıklamasında bulundu.
Geylan ayrıca Türkiye’deki canlı nakillerin daha yaygın olduğunu ancak kendi kliniklerinde kadavra nakil sayısının yüksek olduğunu belirtti. Güney Marmara bölgesindeki insanların organ bağışına daha duyarlı olduklarını söyleyen Geylan, sağlıklı bir toplum için bu bilincin artırılması gerektiğine inandığını ifade etti.






