İstanbul’da, bağımlılık tedavisi gören eski madde bağımlıları, cami temizliği yaparak toplumsal farkındalık oluşturuyor. Bu çalışmalara katılan Müslüm Yaşar ve Yasin Doğan, tedavi sürecinde yaşadıkları dönüşümü ve toplum için sağladıkları katkıları paylaştı.
Müslüm Yaşar, 32 yaşında evli ve iki çocuk babası olarak, 15 yılı aşkın bir süre farklı maddeler kullandığını belirtti. Yaşar, bağımlılık sürecinin ailesiyle olan ilişkilerini olumsuz etkilediğini ifade ederek, “Uyuşturucu beni toplumdan uzaklaştırdı, içime kapattı. Buraya gelince beni seven bir ailemin olduğunu yeniden fark ettim,” dedi.
Maneviyat ile Yeniden Tanışma
Yaşar, tedavi için geldiği Bağımlılıkla Yaşam Derneği’nde (BAYDER), maneviyatla yeniden tanıştığını ve bu süreçte önemli değişimler yaşadığını anlattı. “Bu kapıdan girer girmez ilk olarak maneviyatı buldum. Daha sonra namaza başladık,” diyen Yaşar, camide yürüttükleri gönüllü temizlik çalışmalarının kendisine huzur verdiğini vurguladı.
Cami temizliği esnasında ilk zamanlarda halıların detaylı temizlenmediğini fark eden Yaşar, kendi istekleriyle caminin halılarını ve ortak alanlarını temizlemeye başladıklarını aktardı. Geçmişte camiye yalnızca uyuşturucu kullanmak amacıyla gittiğini söyleyen Yaşar, artık orada ibadet ettiğini belirtti.
Geçmişten Gelen Zorluklar
Bağımlılığın insanı yalnızlaştırdığını ifade eden Yaşar, geçmişte camiye sadece tuvaletini kullanmak için gittiğini hatırlatarak, “Elhamdülillah, son zamanlarda izne gittim. Cuma günüydü. O caminin içinde hayatımda ilk kez cuma namazını kıldım,” diye konuştu.
Eski bir uzman çavuş olan Yaşar, 2006 yılında başladığı görevini 2022 yılında bıraktığını ancak bağımlılığın hayatını olumsuz etkilediğini dile getirdi. Gençlere çağrıda bulunan Yaşar, sigara ve alkolün bağımlılığa giden yolun başlangıcı olabileceğine dikkat çekti.
Bağımlılığı Yenmek İçin Yardım Almanın Önemi
Adana’dan BAYDER’e gelen 26 yaşındaki Yasin Doğan da beş yıllık bağımlılık geçmişine sahip. Doğan, ailesiyle ilişkilerinin bozulduğunu ve babasının kendisini bıçakla kovalamasının hayatındaki kırılma anlarından biri olduğunu paylaştı. Başlangıçta tedaviye gelmeyi kabul etmediğini ifade eden Doğan, daha sonra tedavi olmayı kabul ederek merkeze geldiğini söyledi.
Doğan, burada bağımlılığın yalnızca irade sorunu değil aynı zamanda tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğunu öğrendiğini belirtti. Bağımlılığın kötü arkadaş çevresiyle başladığını ifade eden Doğan, yeni arkadaşlar edindiğini ve bunun sonucunda madde kullanımının arttığını söyledi.
“İnsanlar bir şeyleri kaybetmeye başladıklarında bunun farkına varıyor. Oysa kaybetmeden önce yardım alırlarsa hayatlarını yeniden kurabilirler,”
Tedavi sürecinde camilerde yürüttükleri gönüllü çalışmaların kendisine önemli katkılar sağladığını vurgulayan Doğan, bu faaliyetlerin huzur verdiğini aktardı. Ailesiyle olan ilişkilerinin düzeldiğini dile getirerek, hayattan yeniden zevk almaya başladığını belirtti.
Sonuç olarak, her iki eski bağımlı da topluma katkıda bulunarak kendi hayatlarını yeniden inşa etme sürecindeler. Onların hikayeleri, bağımlılıkla mücadelede toplumsal farkındalığın artırılmasına yönelik önemli bir örnek teşkil ediyor.










