Türkiye’nin Antalya şehrinde 9-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek COP31 öncesinde üniversiteler, hazırlıklarını yoğunlaştırdı. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından yapılan açıklamada, rektörler bu zirvenin sadece bir iklim konferansı olmadığını, aynı zamanda bilim diplomasisini güçlendiren ve üniversitelerin uluslararası alanda çözüm üretme kapasitesini artıran bir fırsat sunduğunu belirtti.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, COP31’in iklim değişikliği ile mücadelede yeni bir döneme işaret ettiğini ifade ederek, “Bugüne kadar farkındalık oluşturmayı konuştuk. Ama artık öyle bir dönemdeyiz ki bu bir tercih değil, zorunluluk.” dedi. Mandal, 1,5 derece hedefinin kritik eşiğine beklenenden çok daha önce ulaşıldığını vurguladı.
“Kaybedecek zaman kalmadı. Hedeflere ulaşacak eylemleri çok daha etkili ve verimli şekilde hayata geçirmek zorundayız.”
Mandal ayrıca, öğrencilerin sürecin merkezinde yer aldığını belirterek, ‘COP30.5’ adını verdikleri model iklim zirvesinin düzenleneceğini açıkladı. Bu zirve ile gençlerin katkısının ön plana çıkacağını kaydetti.
Bilim Toplum İçin Üretiliyor
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu da COP31’in üniversitelerin toplumla bağını güçlendireceğini ifade etti. Hacımüftüoğlu, YÖK’ün bilime yönelik vizyonunun yükseköğretime büyük katkılar sağladığını söyledi.
“Bilimi toplum için üretmeye çalışıyoruz. Erzurum ve Türkiye’nin sorunlarına çözüm üretecek projeler geliştiriyoruz.” diyen Hacımüftüoğlu, Bilim Kafe etkinlikleri çerçevesinde bölgenin sorunlarını yerinde dinleyerek bu konularda çalışmalar başlattıklarını aktardı.
Sürdürülebilirlik Çalışmaları Genişliyor
Hacımüftüoğlu, sürdürülebilirlik çalışmalarının yalnızca çevre alanıyla sınırlı kalmadığını; ilaç hammaddesi üretimi gibi konuların da önemli olduğunu vurguladı. Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir ise sürdürülebilirlik odaklı projelerle COP31’e katkıda bulunacaklarını belirtti.
Sözbir, çevreci kampüs uygulamaları ve dijital tarım projeleri üzerinde durarak, “Tarımsal atıklardan geri dönüşüm, doğal kağıt üretimi gibi çalışmalarımız var.” şeklinde konuştu.
“Amacımız görüntü işleme teknolojileriyle bitki hastalıklarını erken tespit etmek.”
Sözbir, TÜBİTAK UZAY ve ROKETSAN ile birlikte geliştirdikleri Gezgin-1 projesi sayesinde yapay zeka destekli bir tarım uydusu oluşturacaklarını da sözlerine ekledi.










