Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Prof. Dr. Umut Toprak, ılıman geçen kış ve bahar mevsimlerinin çekirge popülasyonunda belirgin bir artışa neden olduğunu açıkladı. Toprak, sıcaklıkların yükselmesinin bu türlerin gelişim hızını artırdığını ve üreme oranlarını yükselttiğini vurguladı.
Son günlerde sosyal medya üzerinden İstanbul ve çevresinde “çekirge istilası” yaşandığına dair paylaşımlar yapıldığını belirten Prof. Dr. Toprak, bu durumun ziraat alanında kaygılara yol açtığını belirtti. Çekirge türleri arasında beyaz yüzlü çalı çekirgesinin (Decticus albifrons) de bulunduğunu ifade eden Toprak, bu türün genellikle etçil bir beslenme alışkanlığına sahip olduğunu açıkladı.
Çekirgelerin Beslenme Alışkanlıkları
Beyaz yüzlü çalı çekirgelerinin çoğunlukla daha küçük böcekler ile beslendiğini söyleyen Toprak, aç kaldıklarında bitkilere yöneldiklerini ancak tarımsal açıdan ciddi bir tehdit oluşturmadığını vurguladı. “Bu çekirgeler ekosistem için doğal bir bileşen olup zararlı böcekleri yiyerek fayda sağlarlar,” dedi.
“Sıcakların yüksek oluşu bunların gelişim hızlarının artışı anlamına geliyor.”
Prof. Dr. Toprak, son dönemlerde çekirgelerin evlere girmesini de değerlendirerek, yaz mevsimi ve hasat dönemi ile birlikte popülasyonların arttığını belirtti. Gece aktif olan bu çekirgelerin ışığa yönelmesinin doğal bir davranış olduğuna dikkat çekti.
İnsan Sağlığı Üzerindeki Etkileri
Beyaz yüzlü çalı çekirgesinin insanlara zarar vermediğini belirten Toprak, bu türün temas halinde hafif ısırma refleksi gösterebileceğini fakat bunun sağlık açısından sorun teşkil etmeyeceğini ifade etti. Vatandaşları panik yapmamaları konusunda uyardı.
Ilıman kış koşullarının yumurta hayatta kalma oranını artırdığına dikkat çeken Toprak, “Sert kışlarda 100 yumurtadan 60’ı hayatta kalırken, ılıman kışta bu oran 70-80’e çıkıyor,” dedi. Ayrıca yağışlı bahar döneminin de nimflerin çıkış oranını olumlu etkilediğini söyledi.
“Biyolojik olarak asla anormal bir durum söz konusu değil.”
Toprak, popülasyon artışının sadece sıcaklığa bağlı olmadığını, besin kaynakları ve diğer ekolojik faktörlerin de rol oynadığını belirterek, zamanla popülasyonda düşüş beklediklerini ifade etti.
Yanlış Bilgiler ve Gerçekler
Prof. Dr. Toprak, sosyal medyada yer alan çekirgelerin Afrika ve Balkanlardan geldiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Bu bölgelerdeki çekirgelerin farklı bir familyaya ait olduğunu ve tarım arazilerine zarar verebilecek “tarla çekirgesi” olarak adlandırıldıklarını aktardı.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın durumu yakından takip ettiğini söyleyen Toprak, Trakya Bölgesi’nde herhangi bir tarımsal zararın söz konusu olmadığını da vurguladı. “Bütün çekirgeler ya da bütün böcekler zararlıdır” anlayışının yanıltıcı olduğunu belirten Toprak, doğada dengenin korunmasının önemine değindi.










