İstanbul’un tarihi sahnelerinden biri olan Muammer Karaca Tiyatrosu, 14 yıl aradan sonra kapılarını yeniden açtı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Miras ve İBB Kültür ortaklığıyla gerçekleştirilen kapsamlı restorasyon çalışmaları sonrasında, tiyatro sanatseverleriyle buluşmaya hazır hale geldi.
Türk tiyatrosunun önemli isimlerinden Ulvi Alacakaptan, bu tarihi mekânın geçmişini ve kendi çocukluk anılarını paylaşarak, tiyatronun mimari değişim süreçlerine de değindi. Alacakaptan, Muammer Karaca’nın yeğeni olarak, kulislerde efsanevi oyuncularla büyümenin kendisi için büyük bir anlam taşıdığını ifade etti.
Tiyatroda Değişimler ve Eksiklikler
Tiyatronun 1955 yılında akrabası mimar Perran Doğancı tarafından inşa edildiğini aktaran Alacakaptan, restorasyon sonrası yaptığı gezide dikkat çekici eksiklikler tespit etti.
“Döner sahnesi vardı, onu kaldırmışlar. Aslında tiyatrolarda çok önemli bir şeydir döner sahne.”
diyen Alacakaptan, ayrıca orkestra çukurunun da kaldırıldığını belirtti.
Alacakaptan, geçmişteki performansları hatırlatarak, özellikle ‘Lüküs Hayat’ gibi oyunların bu sahnede nasıl sergilendiğini anlattı. Bu tür oyunlarda orkestra ile birlikte sahne almanın önemine vurgu yaptı.
Tiyatro ve Siyasi Baskılar
Muammer Karaca’nın döneminin siyasi baskılarında dahi nasıl bir platform sağladığını anlatan Alacakaptan, tiyatronun o yıllarda adeta bir “gazete tiyatrosu” görevi üstlendiğini dile getirdi. Her gece seyircilerin tiyatroya gelerek siyaseti sorguladıkları günlerden bahseden sanatçı,
“Ankara’da neler oluyor bitiyor diye tiyatroya giderlerdi.”
dedi.
Karaca’nın efsanevi sahne performanslarından örnek veren Alacakaptan, diğer oyuncuların doğaçlama yeteneklerini de takdirle karşıladığını sözlerine ekledi. Kulisteki anekdotlarla bu süreci daha da canlı hale getirdi.
Tiyatro Mücadelesi ve Geçmişte Yaşananlar
Bunun yanı sıra Alacakaptan, 1979 yılında Sular İdaresi’nin tiyatroyu yıkmak istemesiyle ilgili mücadelelerini de aktardı. O dönemde birçok tiyatrocunun bir araya gelerek bu durumu engellediğini vurgulayarak,
“Bütün tiyatrocular toplandık tiyatronun önünde.”
dedi.
Tiyatronun geçmişten gelen zorluklarına rağmen bugün yeniden hayat bulmasının mutluluk verici olduğunu ifade eden Alacakaptan, Muammer Karaca’nın tarzının korunmasının zor olduğunu düşündüğünü belirtti. Seyirci profilinin değiştiğine dikkat çekerek, kaliteli bir seyirciye olan ihtiyacı dile getirdi.
Son olarak, geçmişte yaşanan deneyimlerden örnekler vererek günümüz seyircisinin niteliklerini değerlendiren Alacakaptan, iyi seyirci olmanın önemini vurguladı.
Tüm bu açıklamalarıyla Muammer Karaca Tiyatrosu’nun tarihi ve kültürel önemini bir kez daha gözler önüne serdi.










