Türk Nefroloji Derneği, Türk Yoğun Bakım Derneği ve Organ Nakli Koordinatörleri Derneği, kadavradan organ bağışının artırılması amacıyla ortak bir bildiri yayımladı. Bu bildiri, Türkiye’deki organ nakil istatistiklerine dikkat çekerek toplumsal farkındalığın önemine vurgu yaptı.
Türk Nefroloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Aydın Türkmen, her yıl 14 bin yeni diyaliz hastası ortaya çıkmasına rağmen, yeterli organ bulunamadığı için yılda yalnızca 3 bin 500 civarında böbrek nakli gerçekleştirebildiklerini ifade etti. Türkmen, “Kadavradan yapılan nakillerde Türkiye’nin dünya sıralamasında yetersiz kaldığını” belirtti.
Toplumsal Farkındalık İhtiyacı
Organ Nakli Koordinatörleri Derneği Başkanı Öğr. Gör. Nilgün Bilal ise organ bağışının yetersiz olmasının nedenini toplumsal farkındalığın eksikliğine bağladı. Bilal, “Ülkemizde ölen kişilerden 1 milyon nüfus başına yalnızca 5 organ bağışı yapılıyor,” dedi. Bilal, organ bağışlama kültürüne ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
“Organ bağışlamama değil, organ bağışlama kültürüne ihtiyacımız var.”
Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. Fethi Gül, canlı verici nakillerde Türkiye’nin dünya genelinde önde olduğunu ancak kadavradan organ bağışında daha alt sıralarda yer aldığını dile getirdi. Gül, bu durumun özellikle Kovid-19 pandemisi döneminde daha da belirginleştiğini kaydetti.
Kadavradan Organ Bağışı Oranı
Türkiye’de beyin ölümü tanısı konulan vakaların sadece yüzde 18’inin organ bağışına dönüştüğünü belirten Gül, bu durumun toplumda oluşan yanlış algılardan kaynaklandığını ifade etti. “Beyin ölümü ile bitkisel hayat arasındaki farkı anlatmak zorundayız,” diyen Gül, bu konudaki farkındalığın artırılmasının önemine değindi.
Gül ayrıca, e-Devlet üzerinden yapılan organ bağışlarının sayısının Temmuz 2025 itibarıyla üç katına çıktığını ve aile onayı şartının kaldırıldığını belirtti. Bu değişiklikle birlikte bireylerin kendi iradesiyle organ bağışında bulunabileceği vurgulandı.
İstatistikler ve Gelecek Hedefleri
Toplantıda Türkiye’deki nefrolog sayısının Avrupa ülkelerine göre düşük olduğu dile getirildi. Uzmanlar, koruyucu hekimlik ve diyabet/hipertansiyon hastalarının takibi için nefrolog sayısının artırılması gerektiğini savundu.
Ayrıca, derneklerin hazırladığı ortak bildiride organ bağışının toplumsal bir sorumluluk olduğu belirtilerek, çeşitli bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarının yapılması gerektiğine dikkat çekildi. Bildirideki maddelerde organ bağışı konusunun eğitim sistemine dahil edilmesi ve toplumda yanlış bilgilerin düzeltilmesi gerektiği vurgulandı.
“Beyin ölümünün tıbben ve hukuken bir ölüm olduğu gerçeğini halkımıza anlatmak önemli.”
Sonuç olarak, Türkiye’nin kadavradan organ bağışı oranını artırmak için daha fazla çalışmanın gerektiği ifade edildi. Uzmanlar, bu konuda atılacak adımların yaşam kurtarma potansiyelini artıracağını belirtti.










