Türkiye, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yaparak iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir rol üstlenecek.
COP31’in başkanlığını yürüten Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, Türkiye’nin bu süreçte gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında köprü olacağını belirtti. Varank, “Dünyaya köprü olacağız. Gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasında müzakere, finans, adil geçiş ve teknoloji transferi konularında bu köprüyü kuracağız,” dedi.
Hazırlık Süreci Tamamlandı
Konferansın hazırlıkları ile ilgili bilgiler veren Varank, Antalya’nın uluslararası organizasyon tecrübesine sahip olduğunu ifade ederek, herhangi bir sorunla karşılaşmayı beklemediğini dile getirdi. Müzakere salonlarının tamamlandığını ve son hazırlıkların gözden geçirildiğini aktardı.
Varank, COP müzakerelerinde kararların oy birliği ile alındığını vurgulayarak, tüm ülkeleri ortak bir noktada buluşturmanın konferans başkanlığının en önemli sorumluluklarından biri olduğunu kaydetti.
Uygulama COP’u Olacak
Türkiye’nin COP31’de yalnızca uzlaşı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda mevcut iklim kararlarını somut uygulamalara dönüştürmeyi hedeflediğini belirten Varank, bu durumu “Uygulama COP’u” olarak tanımladı. Paris İklim Anlaşması’nın üzerinden on yıl geçtiğini hatırlatan Varank, artık eyleme geçilmesi gerektiğini ifade etti.
“Artık uygulamaya geçtiği bir dönemin açılmasını istiyoruz,”
diyen Varank, Türkiye’nin eylem gündemini açıklayarak 2035 hedeflerini belirlediklerini söyledi.
BRIDGE Modeli ve Pilot Ülkeler
İklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir adım atan Türkiye, İklim Uygulama Köprüsü (BRIDGE) adlı bir model geliştirdi. Bu modelin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin yanı sıra finans kuruluşları tarafından da destek gördüğünü aktaran Varank, BRIDGE girişiminin ilk pilot ülkeleri arasında Etiyopya, Fiji, Endonezya, Pakistan ve Özbekistan’ın bulunduğunu açıkladı.
Bu kapsamda düzenlenecek finans günü etkinliklerinde pek çok toplantının yapılacağını belirten Varank, “Bunun sonucunda projelere destek açıklanacak,” dedi.
Kapsamlı Katılım Bekleniyor
COP31’in organizasyonu hakkında bilgi veren Varank, konferansın yalnızca müzakere değil, aynı zamanda eylem gündemi ve lojistik hazırlıklarla da kapsamlı bir çalışma olduğunu ifade etti. Mavi Bölge’de yaklaşık 100 bin ziyaretçi beklediklerini belirtirken Yeşil Bölge için 1 milyon kişinin katılım göstermesinin öngörüldüğünü aktardı.
Tüm bakanlıkların işbirliği içinde çalıştığını kaydeden Varank, özel sektörün de sürece dahil edildiğini vurguladı. Konferans boyunca liderlerden çocuklara kadar birçok etkinliğin düzenleneceğini söyledi.
Gençlerin Rolü Önemli
COP31’in gençlerin iklim değişikliğiyle mücadelede aktif rol almasına fırsat vereceği belirtilirken, gençlik ve eğitimin özel bir öncelik taşıdığı ifade edildi. Varank, “2035 yılına kadar tüm insanların iklim değişikliğinin etkilerini bilmesini istiyoruz,” diyerek gençlerin bilinçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
“İklim diplomasisinin kalbi gerçekten Antalya’da atacak,”
diyen Varank, COP31 kapsamında emisyon artışının azaltılması için somut hedefler belirlendiğini açıkladı.
Türkiye’nin COP31 ile gelecekteki iklim konferanslarına miras bırakmayı amaçladığına dikkat çeken Varank, alınan kararların somut uygulamalara dönüşmesi için çaba göstereceklerini ifade etti.










