{“title”:”COP31’de Elektrik Hedefi: 2035’e Kadar Yüzde 35″,”description”:”
COP31, Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenerek, elektriğin dünya enerji tüketimindeki payını 2035 yılına kadar yüzde 35’e çıkarmayı amaçlayan bir taahhüdün kabul edilmesini hedefliyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, bu konferansın dünya genelinde birçok ülkenin bu taahhüde katılma niyetinde olduğunu belirtti. Birol, \”Eğer Antalya’da birçok ülke bunun altına imza atarsa bu, hem büyük bir başarı olacak hem de dünya piyasalarına ciddi bir işaret verecek\” dedi.
Elektrik Talebindeki Artış
Birol, dünya enerji talebinin hızla arttığını ancak elektrik talebinin toplam enerji talebinden üç kat daha hızlı büyüdüğünü vurguladı. Bu durumun küresel enerji sisteminde yeni bir dönemin başlangıcını işaret ettiğini ifade etti.
Yaklaşık iki yıl önce dünyada elektrik çağının başladığını belirten Birol, yapay zeka, elektrikli araçlar ve iklimlendirme sistemlerinin bu artışı hızlandırdığını anlattı. Elektrik kullanımındaki bu artışın, hükümetlerin ve enerji şirketlerinin yatırım kararlarını da yeniden şekillendirmesi gerektiğini dile getirdi.
“Dünyada enerjinin geleceği elektriktedir.”
COP31’in Önemi
Birol, COP toplantılarının dünya liderlerini bir araya getiren önemli platformlar olduğunun altını çizerek, Türkiye’nin ev sahipliğindeki COP31’in somut ve kalıcı hedeflerle anılmasını istediklerini söyledi. Antalya’daki zirveye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ile görüşmeler gerçekleştirdiğini ekledi.
“Şu anda dünyada elektrik, toplam enerji tüketiminin yüzde 23’üne sahip. Bunu 2035’te yüzde 35’e getirmek çok önemli bir hedef\” diyen Birol, bu taahhüdün uluslararası alanda geniş katılımla gerçekleşmesinin önemine dikkat çekti.
Ülkelerin Performansını İzleme
“35’te 35″ hedefinin ülkelerin enerji dönüşüm süreçlerini hızlandıracağını ifade eden Birol, IEA’nın ülkelerin ilerlemelerini izlemek için yıllık raporlamalar yapacağını bildirdi. \”Hangi ülke ne kadar yaptı, bunu her sene açıklamak için bize böyle bir görev verilecek,\” dedi.
Ayrıca Birol, girişimin uluslararası alanda önemli ilgi gördüğünü ve birçok ülkenin taahhütü imzalamaya hazır olduğunu belirtti. Hedefin kabul edilmesinin ardından hayata geçirilmesinin de büyük önem taşıdığını vurguladı.
Talepleri Artıran Unsurlar
Küresel enerji sistemindeki dönüşümün temel dinamiklerinden bahseden Birol, yapay zeka uygulamalarının veri merkezlerinde yüksek elektrik tüketimine yol açtığını söyledi. Ayrıca elektrikli araçların son yıllarda satışlarının hızla artması da talepleri artıran diğer bir unsur olarak öne çıkıyor.
Bunun yanı sıra iklimlendirme sistemlerine olan talebin de yükseldiğini belirten Birol, bu üç faktörün elektrik çağını hızlandırdığını kaydetti. Artan talebin karşılanabilmesi için enerji altyapısının da dönüşmesi gerektiğini vurguladı.
Şebeke Sorunu ve Çözüm Arayışları
Birol, elektrik talebindeki hızlı büyümeye karşın en önemli sınavın üretilen enerjinin tüketim noktalarına ulaştırılması olduğunu ifade etti. Yeni elektrik santralleri kurmanın yeterli olmadığını belirten Birol, güçlü iletim ve dağıtım altyapısının oluşturulmasının gerekliliğine dikkat çekti.
Küresel iklim konularına yönelik ilginin son yıllarda azaldığını değerlendiren Birol, Antalya’daki toplantının bu ilgiyi yeniden artırabileceğini düşündüğünü söyledi. Türkiye’nin COP31’e başarılı şekilde ev sahipliği yapmasını umduğunu belirterek sözlerini tamamladı.”}










