ANKARA – HAK-İŞ, Sudan İşçi Sendikaları Konfederasyonu (SWTUF) ve Sudan’ın Ankara Büyükelçiliği, Sudan’da yaşanan olaylara dikkat çekmek amacıyla ortak bir bildiri yayımladı.
Ortak basın toplantısı, “El Faşir katliamının birinci yılı” anısına düzenlendi. Toplantıda okunan bildiride, Nisan 2023’ten bu yana Sudan’da süregelen olayların sivil halkı hedef alan kasıtlı ve yıkıcı bir terör hareketi olduğu ifade edildi.
Hızlı Destek Kuvvetleri Hakkında Uyarılar
Bildiride, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) sivillere yönelik gerçekleştirdiği sistematik saldırılar, cinsel şiddet eylemleri ve zorla yerinden etme gibi eylemlerinin uluslararası toplum tarafından terör örgütü olarak tanınmasını gerektirdiği vurgulandı.
“Uluslararası toplumu, HDK’yi terör örgütü ilan etmeye davet ediyoruz.”
Ayrıca, bildiride HDK’ye sağlanan silah ve finansal destek hatlarının tespit edilerek engellenmesi gerektiği belirtildi. Bu konuda Birleşik Arap Emirlikleri merkezli yapılar üzerinde uluslararası baskının artırılması gerektiği ifade edildi.
Ateşkes ve İnsani Yardım Vurgusu
Sivillerin korunması ve insani yardımların etkin bir şekilde ulaştırılması için kalıcı bir ateşkes sağlanması gerektiği dile getirildi. Bildiride, işlenen suçların faillerinin uluslararası yargı önünde hesap vermesi gerektiği de vurgulandı.
“Sudan’daki vahim durumun Uluslararası Çalışma Örgütü gündemine taşınmasını talep ediyoruz.”
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, toplantıda yaptığı konuşmada, Sudan halkı ile tam dayanışma içinde olduklarını belirtti. Uluslararası toplumdan daha fazla yardım beklentisinin sınırlı olduğunu ifade eden Arslan, bu konuda Sudan halkının mücadelesini desteklemesi gerektiğini kaydetti.
Birleşik Arap Emirlikleri Eleştirisi
Arslan, HDK’nin Sudan topraklarından çıkarılması gerektiğini belirterek, savaşın ilkelerinin hiçe sayıldığını ve insanlık dışı eylemlerin sürdüğünü söyledi. Ayrıca, Birleşik Arap Emirlikleri’ne karşı kamuoyunda daha fazla bilinç oluşturulması gerektiğinin altını çizdi.
Arslan son olarak, Faşir’de yaşanan katliamlarla ilgili elde edilen bilgilerin uluslararası sendikal hareketin gündemine taşınacağını belirtti.










