Uluslararası Bilgi Güvenliği ve Kriptoloji Konferansı’nda konuşan Siber Güvenlik Başkanı Ümit Önal, geleceğin güçlü devletlerinin sadece teknoloji üreten değil, aynı zamanda teknolojiyi etkin bir şekilde yönetebilen ülkeler olacağını vurguladı.
Önal, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nda (BTK) düzenlenen konferansta yaptığı konuşmada, “Geleceğin güçlü devletleri yalnızca teknoloji üretenler değil, teknolojiyi kendi iradesiyle yönetebilen, krizler karşısında ayakta durabilen ve dijital dünyada kararlarını kendi zihninden verebilen devletler olacak” ifadelerini kullandı.
Siber Tehditlerin Artışı
Küresel alanda artan siber saldırılara da dikkat çeken Önal, bu durumun veri ile hesaplama kapasitesinin birlikte değerlendirildiği 21. yüzyılda önemli bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Fransa’daki market zincirlerine yönelik gerçekleştirilen siber saldırının detaylarını paylaşan Önal, “Bu saldırıda gıda tedarik zincirine sessiz bir müdahale yapıldı; bu artık sadece bir bilgisayar meselesi değil, sofraların güvenliği meselesidir” dedi.
“Siber suçla jeopolitik güç mücadelesi artık iç içe geçmiş durumda.”
Ayrıca Eylül 2024’te kripto varlık alanında yaşanan kayıpların büyük bölümünün iki olaydan kaynaklandığını ifade eden Önal, bu olaylardan birinin izlerinin bir devlete çıktığını belirtti.
Dijital Egemenlik ve Stratejik Değer
Önal, siber güvenliğin günümüzde yalnızca sunucuların ve ağların korunması olarak görülmesinin yetersiz olduğunu söyledi. Türkiye’nin dijital egemenlik hedefleri doğrultusunda önemli adımlar attığını dile getiren Önal, 5 Mayıs 2024’te kurulan Siber Güvenlik Kurulu’nun kritik altyapıların korunmasını öncelikli hale getirdiğini açıkladı.
Veri egemenliğinin de ayrı bir başlık olarak ele alındığını aktaran Önal, verinin yalnızca teknik bir unsur olmadığını, aynı zamanda stratejik bir değer taşıdığını vurguladı. “Artık konuşulan şey bir teknoloji tercihi değil, bir devlet politikası haline geldi” dedi.
Siber Güvenlikte Yatırımların Önemi
Önal, siber güvenliğin her düzeyde gündemde olması gerektiğini ifade ederek, tehdit istihbaratının paylaşılması ve ortak tatbikatların düzenlenmesinin önemine değindi. “Hiçbir sistem yüzde 100 güvenli değil; asıl soru saldırıya uğrayıp uğramayacağımız değil, saldırıya uğradığımızda ne kadar hızlı toparlanacağımız olmalı” şeklinde konuştu.
“Yeni dünya düzeninde fiziksel sınırların yanı sıra kritik altyapıların da korunması gerekiyor.”
Ayrıca kriz tatbikatları ve sıfır güven mimarisi gibi konuların artık lüks değil zorunluluk olduğunun altını çizen Önal, Türkiye’nin siber güvenlik alanındaki ilerlemeleriyle ilgili olumlu değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin Siber Güvenlik Potansiyeli
Bilgi Güvenliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Alkan ise Türkiye’nin siber güvenlik sektöründe yerli çözümler geliştirilmesi için önemli çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Alkan, Siber Güvenlik Başkanlığı’nın kurulmasıyla birlikte bu alandaki ihtiyaçların etkili bir şekilde karşılanacağına inandıklarını ifade etti.
ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil de üniversitenin siber güvenlik ve kriptoloji alanındaki kapasitesini artırma hedeflerini dile getirerek kamu-sanayi işbirliği ile yerli teknolojilerin üretimine devam edeceklerini kaydetti.






