Bursa Uludağ Üniversitesi’nde (BUÜ) koruma altında tutulan yerli boz ırk sığırların, Kocaeli’nin Körfez ilçesine damızlık olarak gönderimi gerçekleştirildi. Bu gönderim, yerel hayvancılığa katkı sağlamak amacıyla yapıldı.
Gen kaynağı korunarak yetiştirilen boz ırk sığırlar, Trakya ve Güney Marmara bölgelerine özgü, zorlu yaşam koşullarına dayanıklılıkları ile biliniyor. BUÜ Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü tarafından yürütülen projede, 2021 yılında tesislere 4’ü damızlık toplam 8 hayvan getirildi. Bu hayvanların bugüne kadar doğan 40’tan fazla buzağının sağlıklı bir şekilde dünyaya geldiği belirtildi.
Yerli Irkın Önemi
Yerli boz ırk sığırlar, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından da koruma altına alınmış durumda. Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ak, bu hayvanların her türlü iklim şartına ve hastalıklara karşı direnç gösterdiğini ifade etti. “Amacımız ticari üretim değil; öğrencilerin uygulamalı eğitim alabilmesi için bu hayvanları burada bulundurmak,” diyerek eğitim hedefini vurguladı.
Ak, doğal aşım yöntemiyle çiftleşen bu hayvanların doğum sürecinde herhangi bir sorun yaşamadıklarını belirtti. “Ağırlıklı olarak mera ve kaba yemle besleniyorlar. Fabrika yemine ihtiyaç duymadan döl verebiliyorlar,” şeklinde konuştu.
Geleneksel Hayvancılığın Rolü
Geçmişte Türkiye’nin büyükbaş hayvan ihtiyacını karşılayan bu yerli ırk, günümüzde daha çok et üretimi amacıyla değerlendiriliyor. Kaliteli süt üretimi yapsalar da süt verimlerinin yüksek olmaması nedeniyle etlerinden faydalanılması ön planda. Ak, “Yılda düzenli olarak bir buzağı alıyoruz; bu durum yerli kırmızı et üretimine katkı sağlıyor,” dedi.
“Yerli gen kaynaklarımızı yaşatarak korumamız gerekiyor,”
Ayrıca, 8 damızlık sığırın üreticiye satışı gerçekleştirildi. Bu işlem, akrabalığın artması sebebiyle zaman zaman damızlıkların yenilenmesi gereğinden kaynaklanıyor. Ak, yerli gen kaynaklarının korunmasının önemine dikkat çekti.
Organik Hayvancılığa Destek Çağrısı
Prof. Dr. Ak, Anadolu coğrafyasında yer alan yerli gen kaynaklarının korunması için organik işletmelere destek verilmesi gerektiğini savundu. Bu hayvanların antibiyotik kullanılmadan yetiştirilmesi sayesinde sağlık riskinin minimumda tutulduğunu belirterek, organik hayvancılıkta pozitif ayrımcılık yapılmasının üreticiyi memnun edeceğini ifade etti.
Sonuç olarak, yerli boz ırk sığırlar bölge tarımında önemli bir yere sahip olmaya devam ediyor ve yapılan çalışmalarla bu değerli gen kaynaklarının korunması hedefleniyor.






