İstanbul’da düzenlenen “Kudüs’ten Kaşgar’a Eğitim Seminerleri” programının kapanış etkinliği yapıldı. Bu seminerler, Milli İrade Platformu, Filistin’e Destek Platformu ve Eğitime Destek Platformu tarafından hayata geçirildi.
Programda konuşan Filistin’e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, farkındalık oluşturmanın önemine vurgu yaptı. Kabaktepe, “Tarih artık siyonizmin yanında değildir. Aynı zamanda niyaz ediyoruz. Tarih zalimlerin yanında değildir,” şeklinde konuştu.
Kabaktepe, seminerlerin Filistin bilincinin yanı sıra Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki adaletsizliklere karşı duruşun gelişmesine katkı sağladığını ifade etti.
Küresel Sömürgeci Zihniyet
Milli İrade Platformu Genel Sekreteri Hüseyin Kader ise 21. yüzyılda hem yakın hem de uzak coğrafyalarda küresel kapitalizmin sömürgeci zihniyetinin etkilerini tartıştı. Kader, Müslüman devletlerin hedef alındığını belirterek, “Yakın coğrafyamızda İsrail’in işgal ve soykırım politikalarına maruz kalan Filistin ile uzak coğrafyamızda Çin’in zulüm altında direnen Doğu Türkistan hikayesinde pek çok ortak nokta bulunmaktadır,” dedi.
Kader ayrıca, “Kudüs’ten Kaşgar’a Eğitim Seminerleri”nin Türkiye genelinde birçok şehirde gerçekleştirildiğini kaydetti. Trabzon, Erzurum, Gaziantep, Adana, Konya, Ankara, Sincar ve Kayseri gibi şehirlerin bu sürecin bir parçası olduğunu anlattı.
İşgal Politikalarının Ortak Yönleri
Gazeteci-yazar Taha Kılınç ise seminerde yaptığı sunumda, İsrail ve Çin’in Müslüman coğrafyada gerçekleştirdiği işgallerin benzer yönlerini ele aldı. Kudüs ve Kaşgar’ın iki kanayan yarası olduğunu ifade eden Kılınç, bu bölgelerdeki baskı politikalarını şu başlıklar altında sıraladı:
Birinci olarak haritalar üzerindeki müdahaleler; coğrafyanın yeniden şekillendirilmesi bağlamında işgallerin ardından fiziksel müdahale gerektirdiğini belirtti. İkinci olarak Müslüman halkın yaşadığı bölgelere demografik müdahalelerin yapıldığını vurguladı.
“Dışarıdan nüfus taşınması… Buna ‘yerleşimci’ diyoruz.”
Kılınç ayrıca ibadet mekanlarına yapılan müdahalelerden ve Müslümanların günlük yaşamlarının izlenmesinden de bahsetti. Son olarak kültürel miras unsurlarının hedef alındığına dikkat çekti.
Program sonunda katılımcılara Taha Kılınç’ın dört kitabı hediye edildi.










