Enes Emengen’le başlayan saha hareketliliği ilçelere yayılırken Kartepe’deki çalışmalar özellikle kadın kolları KAÇEP’in kazandığı ivme dikkat çekiyor. Şimdi bu hareketliliği kalıcı hâle getirme, küskünleri yeniden kazanma ve ülkücü tabanı ortak hedeflerde buluşturma zamanı.
Kocaeli’de Milliyetçi Hareket Partisi adına sahada yeni bir hareketlilik yaşanıyor. İl Başkanı Enes Emengen ve yönetiminin çalışmalarıyla görünür hâle gelen bu canlılık, gençlik buluşmalarından mahalle yapılanmalarına kadar ilçelere yansımaya başladı. Uzun zamandır görmediğim bu hareketlilik, MHP’de yeni bir dönemin başlangıcı olacağını düşünüyorum.
Sosyal medyadan takip ettiğim kadarı ile Köseköy Meydanı’ndaki gençlik buluşması ile Suadiye ve Çepni’deki mahalle çalışmaları, bu değişimin dikkat çeken örnekleri. Önemli olan, atılan adımların yalnızca etkinliklerle sınırlı kalmaması; teşkilat ile vatandaş arasındaki bağı güçlendirerek süreklilik kazanmasıdır. Peki neden bunu ifade ediyorum bu okumamın sebebi şu MHP Genel Merkez’in çerçeve yasa özellikle “Terörsüz Türkiye” başlığını il ve ilçelerde doğru anlatılmasını sağlamak. İşte teşkilatlar artık bu kavrama nokta atışı yapmak zorundalar. Bu dava kızılcık şerbeti içmekten çok daha ileri bir durum.
Kartepe’de İlçe Başkanı Neşat Er ve yönetiminin çalışmaları da bu sürece katkı sunuyor. Gençlerle buluşulması, mahallelerde teşkilatlanmaya önem verilmesi ve KAÇEP çalışmalarının hız kazanması, ilçedeki hareketliliği artıran unsurlar arasında yer alıyor. Kadınların teşkilat çalışmalarında daha etkin rol alması; ailelere, çocuklara ve engelli bireylere yönelik politikaların daha görünür hâle gelmesi, bu hareketin toplumsal tabanını genişletebilir.
Ancak sahadaki canlılığın kalıcı bir başarıya dönüşmesi için Kartepe’de aşılması gereken bir konu var: “Oralı-buralı” ayrımı. Bu vizyon değişmesi gerekiyor insanları nereli olduklarına, hangi çevreden geldiklerine veya geçmişte kiminle hareket ettiklerine göre değerlendirmek, ortak çalışma iradesini zayıflatır.
Bu davanın içinde Esas ölçü; samimiyet, emek, liyakat ve ortak hedeflere sunulan katkı olmalıdır.
Bir diğer önemli konu da küskünler ve kendisini teşkilatın dışında hisseden ülkücüler. Geçmişte yaşanan kırgınlıkların ve kişisel anlaşmazlıkların sonsuza kadar sürmesi kimseye fayda sağlamaz. Bugün ihtiyaç duyulan, eski hesapları yeniden açmak değil; farklı nedenlerle uzaklaşmış insanlarla yeniden bağ kurmak ve onları ortak hedefler etrafında buluşturmak gerekir.
Bazen ben biliyorum mantığı değil birlikte nasıl çözelim mantığı ile hareket etmeyi gerekiyor. Bir emir cümlesi eski ağır abilikler artık out oldu. Çünkü Ülkücü gençliğin içinde şiddet olmadan fikir mücadelesi ile ön tez yıkma modeli geliştiriliyor.
Elbette herkesin farklı deneyimleri ve haklı gördüğü gerekçeleri olabilir.
Birlik sağlamak, bu farklılıkları yok saymak anlamına gelmez. Asıl mesele, kişisel sorunları ortak hedeflerin önüne koymadan konuşabilmek, birbirini dinleyebilmek ve birlikte çalışma kültürünü geliştirebilmeyi sağlamaktır.
Kocaeli ’de başlayan bu hareketliliğin diğer ilçelere de örnek olması, saha çalışmalarının yaygınlaşması ve teşkilatların toplumun farklı kesimleriyle daha güçlü bağlar kurması önem taşıyor.
Kartepe yönetiminin de gençleri, kadınları, küskünleri ve kendisini dışarıda hissedenleri kapsayan bir anlayışla bu sürece katkısını artırması, dirilişin kalıcılığı açısından değerli olacaktır hele şu dönemde.
İl Başkanı, Enes Emengen ve yönetiminin il genelinde başlattığı hareketliliğin, Neşat Er ve yönetiminin çalışmalarıyla Kartepe’de daha da güçlenmesi birçok meseleyi daha başarılı olunmasını sağlayacak.
Başarıyı belirleyecek olan yalnızca sahadaki faaliyetlerin sayısı değil, bu çalışmaların insanları ne ölçüde bir araya getirdiği ve ne kadar sürdürülebilir olduğudur. Bu neden ile bu başlangıç çok önemlidir.
Görüntülerden okumam şu: doğallık şov yapmadan maytap patlatmadan insan toplamak yerine gerçek netliğin davanın omurgası olan “9 ışık doktrini” ile hareket etmenin çok güzel bir duygu olduğunu anlatmak esas amaç.
Bence artık Kocaeli MHP teşkilatlarında siyaset bu dönemde böyle devam etmelidir. Ben biliyorum söylemleri ile değil, kibir ve üstten bakmanın gerçek anlamda ortadan kalktığı fevri çıkışların olmaması gerekiyor. Doğallık, ortak akıl ve istişare siyasetin önemli enstrümanı olacaktır. Her teşkilatın kendi içinde bir mottosu olmak zorunda.
İşte o zaman gerçek diriliş, yalnızca sahaya çıkmak değil; küskünleri kazanmak, ayrımları aşmak ve ortak hedefler doğrultusunda birlikte yürüyebilmek adına “Ülkücü” davayı tüm benliği ile anlatılmış olunacağını düşünüyorum.
Hüseyin Metin Şendil










