Afet Araştırmaları Derneği, 15-16 Ağustos tarihleri arasında “Afetlerde Büyük Veri Yönetimi Sempozyumu” düzenleyecek. Bu etkinlikte, doğal afetlerin yanı sıra savaş, göç ve iklim değişikliğinin neden olduğu krizlerde büyük verinin rolü değerlendirilecek.
Sempozyum, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümü dolayısıyla düzenleniyor ve İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) desteğiyle Ankara Ticaret Odası Meclis Salonu’nda gerçekleştirilecek. Etkinliğin başkanlığını İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Tolga Görüm üstlenecek.
Prof. Dr. Mehmet Eryılmaz, sempozyumda yaklaşık 80 uzmanın katılacağını ve 12-13 panelde büyük verinin deprem, sel ve heyelan gibi olaylarla ilgili nasıl toplanıp analiz edileceğini tartışacaklarını belirtti. Ayrıca, yapay zeka ile verilerin işlenmesi ve karar alma süreçlerinde kullanılmasının önemine vurgu yaptı.
Büyük Verinin Önemi
Eryılmaz, “Büyük veri yönetilebilirse çok şey yönetilebilir” diyerek geçmişteki afetlerden elde edilen deneyimlerin önemli olduğunu ifade etti. “Geçmiş afetlerde hangi bilginin doğru, güvenilir ve öncelikli olduğuna ilişkin önemli deneyimler elde ettik. Büyük veri yönetimi, bu bilgilerin etkin kullanılmasını sağlayacak,” diye ekledi.
“Büyük veri yalnızca veri yoğunluğunu değil, aynı zamanda doğru önceliklendirme ve karar verme süreçlerini de ifade eder.”
Bu bağlamda, sempozyumda ham verinin merkezlere aktarılması, yapay zeka ile analiz edilmesi ve bu bilgilerin sahada etkin şekilde kullanılması konularının ele alınacağı belirtildi.
Karar Destek Sistemleri
Eryılmaz, büyük verinin afet öncesi risk analizlerinde de kritik bir rol oynadığını vurguladı. Sensörler ve uydu sistemlerinden elde edilen verilerin analizi sayesinde sel veya heyelan riski taşıyan bölgelerin tespit edilebildiğini kaydetti. Bu sayede riskli alanlarda yerleşimin sınırlandırılması mümkün olabiliyor.
“Farklı noktalara yerleştirilen sensörlerden anlık olarak toplanan veriler sayesinde hangi bölgenin risk altında olduğu belirlenebiliyor,” diyen Eryılmaz, erken uyarı sistemlerinin saniyeler içinde devreye girebileceğini aktardı.
Sonrası İçin Önlemler
Dünya genelinde benzer uygulamaların da mevcut olduğuna dikkat çeken Eryılmaz, bazı teknoloji şirketlerinin deprem ya da fay hareketlerini algıladığında etkilenecek bölgedeki kullanıcılara anlık uyarılar gönderdiğini belirtti.
Deprem sonrası durum değerlendirmelerinde uydu görüntüleri ve insansız hava araçlarından elde edilen verilerin hızla analiz edilerek müdahale alanlarının belirlenebildiğini ifade eden Eryılmaz, kritik altyapıların durumunun kısa sürede değerlendirilebildiğini söyledi.
“Türkiye’nin öncelikli ihtiyacı büyük veri yönetimine yönelik teknolojik altyapının güçlendirilmesidir.”
Ayrıca, afet sonrası rehabilitasyon süreçlerinde de büyük veri sistemlerinin önemli katkı sağladığını dile getiren Eryılmaz, vatandaşların da bu süreçte duyarlı olmaları gerektiğine dikkat çekti. Afet farkındalığının artırılması ve risklerin takip edilmesinin önemine vurgu yaptı.






