CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Türkiye Cumhuriyeti’ne tank ürettirmemek vatana ihanet demektir.” dedi.
Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Sakarya Arifiye’deki tank paleti fabrikasında Altay tankı üretimi konusunda bazı iddialarda bulunarak, bu konuda hazırlanan, “Kim yalancı, kim hain?” başlıklı videoyu partililere izletti.
Tank paleti fabrikasının “Katar’a peşkeş çekildiğini” ileri süren Kılıçdaroğlu, “Bu, temel bir milli güvenlik sorunudur. Türkiye Cumhuriyeti’ne tank yaptırmamak için yapılan bir girişimdir. Bunun bir numaralı aktörü Recep Tayyip Erdoğan’dır. İkinci aktörü de Devlet Bahçeli’dir. Hayatımda Türkiye Cumhuriyeti’ne zarar verecek bu kadar büyük bir olaya ilk kez tanık oluyorum.” diye konuştu.
“Şanlı ordumuza bu fabrikayı alacağız ve teslim edeceğiz”
“Devleti yönetenlerin, devletin tank üretmemesi için özel çaba harcadığını” savunan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
“‘Sen tank üretmeyeceksin, ihale yapmayacaksın ama göstermelik, milleti kandırmak için ihale yapıyorsan, bu işle hiç ilgisi olmayan bir adama ver, oyalasın seni.’ diyor. Ağrıma giden ne? Milli Savunma Bakanı’nın bütün bu olayların tanığı olması ve sesini çıkarmaması. Bu nedenle bizim iktidara ihtiyacımız var. Bizim iktidara mecburiyetimiz var. Şanlı ordumuza bu fabrikayı alacağız ve teslim edeceğiz. Erdoğan’a sesleniyorum; yürekli biriysen, namuslu biriysen, kim yalan söylüyor, kim yalan söylemiyor, senin istediğin televizyona çıkalım, tank paleti tartışalım. Çıkar mı? Çıkamaz.
Türkiye Cumhuriyeti’ne tank ürettirmemek vatana ihanet demektir. Aselsan, Roketsan, Makine ve Kimya ile görüşüyorsun; ‘Orada obüsler yapılmıyordu. Kılıçdaroğlu yalan söylüyor.’ Hani, kendisi söylüyor ‘Fırtına obüsleri burada yapılıyor.’ diye. Kendi kendini yalanlıyor. Hayatımda böyle bir adam görmedim. Kendi ülkesine bu kadar büyük bir ihanet içinde olan ikinci bir kişi görmedim. Biliyorum yine tazminat davası açacak. Sen tazminat davası açacağına karşıma çık karşıma, sana göstereyim.”
Güvenlik görevlilerinin, Türkiye’ye hizmet etmek için her türlü çabayı gösterdiğini belirten Kılıçdaroğlu, “En büyük engel, sarayda oturan kişi. Görev yapmalarını engelliyor. Tank üretecek, engelliyorlar. Uyuşturucu kaçakçılarını yakalayacaklar, engelliyorlar. 10 bin dolar rüşveti her ay kim alıyor? Savcı engelliyor. Bunlarda ahlak var mı? Söylesinler, bu söylediğimin neresi yanlış? Ben isyan etmeyeyim de kim isyan etsin. Ülkemin çıkarlarını savunacağım, kötü adam olacağım. Kendi ülkemin, ülkemin insanlarının çıkarlarını savunmayacağım da ne yapacağım?” şeklinde konuştu.
Kılıçdaroğlu, “Erdoğan karşıma çıkamaz, cesaret dahi edemez. Çünkü nasıl madara olacağını bütün millet görecek. ‘Polise, öğretmene, hemşireye, din görevlilerine 3600 vereceğim.’ diye söz verdi. Erdoğan, sana bunu söke söke yaptıracağım.” dedi.
“Halkımızın ödediği her kuruş verginin hesabını vereceğiz”
“Her gün Londra’daki bir avuç tefeciye 58 milyon dolar faiz ödendiğini” iddia ederek, ülkeyi faiz lobilerine teslim etmeyeceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
“Bu ülkeyi tefecilerden kurtaracağım. ‘Faize karşıyız.’ diyorlar, faizcilerin ağalığını, beyliğini yapıyorlar. 84 milyon insanın alın terini bir avuç tefeciye veriyorlar. Kararlıyım, bunu bitireceğim. Hiç kimse beni ve ailemi, mal varlığım dolayısıyla tehdit etmeye cesaret dahi edemeyecek. Herkes, ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni namuslu insanlar yönetiyor.’ diyecek. Halkımızın ödediği her kuruş verginin hesabını vereceğiz. Hesap vermenin ne kadar değerli, onurlu bir görev olduğunu bütün dünyaya göstereceğiz. Allah’ın izniyle iktidar olduğumuzda hiç kimse ‘iktidarı eleştirdi’ diye hapse atılmayacak, tutuklanmayacak, gözaltına alınmayacak.
Devlette liyakati egemen kılacağız. Besleme, haramzade düzenine son vereceğiz. Devlet ihalelerinin tamamı şeffaf olacak. Bu düzeni değiştireceğiz, insanca, hakça bir düzen getireceğiz ve bu ‘beşli çete’ olayına da kesinlikle son vereceğiz. Beşli çeteciler korkabilirler, korksunlar. Devleti kimse kazıklayamaz. Herkesin alın terine saygı gösteririm, iş dünyasının da. İşini doğru yapıyorsa, vergisini ödüyorsa başımın üstünde yeri var ama devleti kazıklamaya gelince kimse kusura bakmasın. 84 milyonun hakkını, hukukunu savunmak benim görevimdir. Birinci görevimiz vatandaştan toplanan paraların üretime harcanması, fabrika kurulmasıdır. İşsizlikle mücadele edeceğiz.”
“Uyuşturucu baronlarını bu ülkeden söküp atacağız”
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni kastederek, “Allah’ın izniyle iktidar olduğumuzda o sarayı üniversiteye vereceğim. Orası bilim yuvası olacak.” diyen Kılıçdaroğlu, “Uçan saraylar, yazlık saraylar, kışlık saraylar, bu saray edebiyatını bitireceğim. Mütevazi ol kardeşim, millete örnek ol. 13 uçağı olacak, dünyanın en pahalı araçlarından filosu olacak. Çocuklar yatağa aç giriyor, beyefendinin keyfine bak. Akıl alacak şey değil, bunları bitireceğim.” ifadelerini kullandı.
Kamudan emekli olduktan sonra Vatandaşın Vergisini Koruma Derneği’ne başkanlık yaptığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
“Ciddi yolsuzluk raporları yazdım. Vatandaş vergi ödüyorsa o verginin vatandaşa dönmesi lazım; üretim, yiyecek, okul, hastane olarak dönmesi lazım. Borç ve tefeciye faiz olarak dönmemesi lazım. Beytülmala uzanan her eli kıracağım. Kim kul hakkı yiyorsa hesabını soracağım, burnundan fitil fitil getireceğim. Türkiye Büyük Millet Meclisinin itibarını yeniden sağlayacağız. Siyasi Ahlak Kanunu gelecek. Öyle çantacılar, rüşvetçiler, ihale takipçileri… Bunlardan milletvekili olmaz. Milletvekili milletin vekili olacak, milletin derdiyle ilgilenecek. Milletvekilliği zenginleşme, köşeyi dönme aracı değildir. En önemlisi, bu uyuşturucu baronlarını bu ülkeden söküp atacağız. Kendileri için özel alanlar yarattılar, ‘Pudra şekerleri’ diyorlar. Nasıl sınıf atladıklarını, haram paranın insanları nereye sevk ettiğini görüyoruz. Fakirin fukaranın hakkını yersen bu tablo çıkar ortaya. Bunu değiştireceğiz.”
(Bitti)
Kaynak: Anadolu Ajansı / Sinan Uslu










