Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini yönettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne ilişkin davada, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer savunmasını yaptı. Özer, hakkında hazırlanan dosyanın asılsız ve dayanaksız olduğunu savunarak, kendisinin siyasi bir operasyonun hedefi hâline getirildiğini ileri sürdü.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve 7’si belediye başkanı olmak üzere toplam 200 sanığın yargılandığı davada 33 sanık tutuklu bulunuyor. Mahkeme salonunun yetersiz kalması nedeniyle duruşmalar, Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısında bulunan 1 No’lu salonda yapılıyor. Duruşmada tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları hazır bulundu.
Daha önceki celselerde aralarında Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Zeydan Karalar’ın da bulunduğu bazı sanıkların savunmaları alınmış, 9 sanık hakkında tahliye kararı verilmişti. Davanın üçüncü haftasında ise Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer söz aldı.
“HAYATIMDA BAŞKAN OLMADAN ÖNCE MAHKEME YÜZÜ GÖRMEDİM”
Savunmasında akademik ve mesleki geçmişine dikkat çeken Ahmet Özer, hayatı boyunca dürüstlük ve şeffaflık ilkesine bağlı kaldığını ifade etti. Üniversitelerde uzun yıllar görev yaptığını ve binlerce öğrenci yetiştirdiğini belirten Özer, şu ifadeleri kullandı:
“Yetiştirdiğim öğrenciler arasında hâkimler, savcılar, milletvekilleri ve bakanlar var. Akademik hayatım boyunca yolsuzlukla mücadele üzerine kitaplar ve makaleler yazmış biriyim. Buna rağmen bugün ‘ihaleye fesat karıştırma’ gibi bir suçlamayla karşı karşıya bırakıldım. Hayatımda belediye başkanı olana kadar mahkeme yüzü görmemiş bir insanım.”
Özer, Esenyurt Belediyesi’ne kayyım atanmasının önünü açmak için şafak operasyonuyla tutuklandığını savunarak, dosyanın içeriğinin kısa sürede boş olduğunun anlaşıldığını, bunun üzerine ikinci bir operasyonla yeniden tutuklandığını öne sürdü.
“KAYYIM AYNI İHALEYİ UZATTI, ÖDEMELERİ YAPTI”
Savunmasının devamında ihale sürecine ilişkin detaylar paylaşan Özer, kendilerinin herhangi bir ihale başlatmadığını ve firmaya tek kuruş ödeme yapmadıklarını söyledi. Özer, gözaltına alınmasının ardından kayyım yönetiminin 21/B usulüyle yapılan ihaleyi uzattığını belirterek şunları kaydetti:
“Biz henüz ihaleyle ilgili resmi bir işlem başlatmamışken gözaltına alındım. Kayyım yönetimi bu ihaleyi Ekim ve Kasım aylarıyla sınırlı kalmayıp Aralık ayını da kapsayacak şekilde uzattı. Hatta 1 Ocak 2025 itibarıyla yer teslimi yapılarak iş fiilen başlatıldı. Ödemeleri yapan kayyım yönetimidir. Biz bu firmaya hak ediş düzenlemedik, bir kuruş ödeme yapmadık.”
Özer, eğer söz konusu ihalenin hukuka aykırı olduğu iddia ediliyorsa, aynı ihaleyi uzatan ve uygulamaya koyan kayyım yönetiminin de yargılanması gerektiğini savundu.
“AKTAŞ’I CEZAEVİNDEN SONRA TANIDIM”
Aziz İhsan Aktaş ile herhangi bir ilişkisi olmadığını da dile getiren Özer, Aktaş’ı cezaevine girdikten sonra bu dava kapsamında tanıdığını söyledi. Aktaş’ın, seçilmesinin ardından kendisini tebrik için ziyaret ettiğine dair iddialara da değinen Özer, bu ziyareti hatırlamadığını ifade etti.
“Aktaş, Esenyurt Belediyesi ihalesiyle ilgisinin olmadığını söylüyor. İddia makamı bu beyanı neden dikkate almıyor? Bu açık bir çelişkidir” diyen Özer, suçlamaların somut delillere dayanmadığını savundu.
“LİYAKAT ESASLI DEĞİŞİKLİKLER YAPTIM”
Savunmasının son bölümünde belediyedeki idari değişikliklere de değinen Özer, göreve geldiğinde çöp dağları ve ciddi hizmet aksaklıklarıyla karşılaştığını, bu nedenle bazı il müdürlerini görevden aldığını söyledi.
“İşini layıkıyla yapmayan kişilere yol verdim. Liyakat ve dürüstlüğü esas aldım. Bu nedenle hedef alındım. Sayın savcı olmayan delilleri varmış gibi göstererek iddianame hazırlamıştır. İddialar mesnetsizdir” ifadelerini kullandı.
Duruşma, diğer sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor.









