Toplumda uzun süredir “şirinlik siyaseti” hâkim.
Kim, kiminle yan yana geliyor sorusundan çok; kim, kiminle hangi menfaat uğruna buluşuyor tartışması olması gerekiyor.
Ne yazık ki bu süreç, siyasette ahlaki çöküntüyü de beraberinde getiriyor.
Artık her şeyi devletten bekleyen bir toplum haline geldik.Hukuk ve adalet ise kime göre, neye göre işliyor sorusu akılları meşgul ediyor.
Günümüz siyaseti bazen limon gibi ekşi, bazen de çorbaya fazla atılan tuz gibi barut etkisi yaratıyor.
Söylemler aynı, ama hitap şekilleri sürekli değişiyor. Geçmişe bakan, aslında geleceğin aynasını görmeyiyorsa kör demek.
Ahlaki Çöküş ve “Şirinler”
Siyasette şirinlik rolü oynayanlar, bir anda gerçeklerin üstünü örtmeye çalışıyor. Kurallar işletildiğinde “kötü”, torpille iş döndüğün’de ise “iyi” oluyor olan bir ülkenin insanları için nasıl ,olguyu oluşturmak gerekiyor.
Hakikati söyleyene ise “arı kovanına çomak sokuyorsun” deniliyor.
Gerçeklerin peşine düşenler hemen “kimin adamı?” yaftasıyla karşılaşıyor.
Oysa mesele çok basit: Sıradan ama hayati gerçekler var. Bu gerçekleri görmezden gelenler, şeytana pabucu ters giydirenler, aslında siyaseti “şirinler masalı”na çeviriyor.
Hizmetleri Görmek, Eksikleri Söylemek
Geçirdiğim bir kaza sonrası bizzat deneyimlediğim sağlık ve sosyal hizmetler, iktidarın önemli başarılarını ortaya koyuyor.
Kartepe Belediyesi’nin ve Kocaeli Sosyal Hizmetler’in çalışmaları, Avrupa’da hayal bile edemezsiniz ,Amerika kendi vatandaşları sağlık ve hizmetleri ücretli olduğundan ölüme terkediyor. Kurallar olmazsa olmazı “Avrupa ve Amerika’da” Avusturalya’da bizzat şahit oldum kamu olan alanlarda “içki içmek ” yasak.
Yakalandım mı ,kimlik sistemi üzerinden ceza alıyorsun.
Evet, eksikler de var.
Ambulans sayısının yetersizliğini dile getirmek, alt yapı sorunlarını konuşmak, ekonomik darboğazı tartışmak gerekiyor.
Ama hizmetin varlığını inkâr etmek de adil değildir.
İşte tam da burada mesele, “hizmeti gör ama eksikleri de söyle” anlayışında düğümleniyor.
Küresel Sistem ve Türkiye’nin Gerçekleri
Küresel kapitalist sistemin içinde ahlak, siyaset ve toplumsal değerler aşınıyor.İhale oyunları, adam kayırmacılık ve menfaat ilişkileri siyasetin alanını daraltıyor.Ancak şu soruyu sormak gerekiyor: Türkiye, bu sistem’den çıkar mı? önemli bir soru değil mi?
Sanatçı Özdemir Erdoğan’ın sözleri bu noktada çok anlamlıdır:
“Kapitalizmin en büyük düşmanı İslam’dır.”
Sonuç: Şirinlik Siyasetini Bırakma Zamanı
Artık şirinlik siyasetiyle vakit kaybetmenin, pembe masallara inanmanın zamanı geçti. Bu ülkenin ihtiyacı gerçeklerle yüzleşmek, eksikleri konuşurken yapılan hizmeti de görmektir. Aksi takdirde, siyaset sahnesi bir şirinler oyunundan ibaret kalacaktır.
Kalın Sağlıcak İle..









