Merhaba ve iyi seneler…
Yeni bir senin 10. Günündeyiz. On dört, yirmi dört diyerekten zaman geçecek ve aylar birbirine bağlantılı olarak arka arkaya gelirken bahtımızda yaşamak var ise 31 Aralık akşamı komşularımıza, dostlarımıza iyi seneler selamımızı vereceğiz.
Yeni sene, yeni umutlarınız ile sağlık olsun sevgili okurlar! Uzun zamandır köşemizdeki yazılara ara verdik. Yoğunluk ve gündemi yakalamak amaçlı analiz ve gözlemlerimize tekrardan devam ediyoruz. Köşemizde, son yazdığımız eskimiş bir makale yazısının uzun zamandır durduğunun farkındayım.
Metin Şendil
Sahada Olmak
Gazetecilik sahasında olursan konulara hâkim olursun. Masa başında yazı yazmak, hayallerini köşelerine taşıyanların hayal ile gerçeği göremediklerinden dolayı kendi yazdıklarına artık kendilerinin de inanmadıklarını görürsünüz.
Biat değil; gerçekleri dile getirmek, gördüklerimizi aktarmak, üretmek ve katma değer yaratmak için çabalıyoruz. Çünkü saha, gazetecinin görüntüsüdür.
Kartepe’deki Esnaf, Dağ Turizmi Bağırıyor; Kulak Verin
Kartepe’de dağın zirvesine çıkıp birkaç esnaf ile biraz konuştuk. Amacım esnafın durumunu görmek. Sorun derin, çözüm var mı? Var. İlgili kimse var mı? Ne yazık ki yok.
Covid-19 sürecinin uzaması, esnafın gelirinin düşmesi ile kafalar karmakarışık. Yasakların, kısıtlamalrın Kartepe’yi, özellikle de dağ turizmindeki esnafı iyice zor duruma soktuğu belli. Kartepe’de uzun zamandır kafeler ve birçok yer pandemiden dolayı kapalı. Ancak bu esnafın, işletmelerin ne olacağı meçhul. Daha kadar sürecek? Konuştuğum esnafların hepsi çözüm üretebiliyor. Fakat bu sorunları Kocaeli esnaf odalarının, Kocaeli Ticaret Odası’nın çözmesi gerekmez mi? Bu odalar pandemi sorunları için ne yapıyorlar? Bir çözümleri yok mu? Devletin, kurumları istişare etme kabiliyetleri yok. Bırakın çözümü, ürettikleri bir şey yok.
Daha ne kadar sürecek?
Kartepe’de dağ turizmine yatırım yapan firmalar için çözümünüz nedir? İşletmelerin kapalı olması elverişsiz bir ortam yaratmıyor mu? Esnaf ve ticaret odaları bir şirketler birliği ile jandarma emniyet, sağlık, belediye ve bölgedeki turizm alanında faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri ile birlikte bu istişareyi yapma zamanı şimdi değilse ne zaman? Sezon üç ay sonra bitecek. Olmaz mı? Çok da güzel olur. Ama bu hareketi yapacak fikir nerde? Odalar yalnızca aidat toplamaktan başka ne yapar diye sorarım. Kartepe dağ esnafı kan ağlıyor. Binlerce insanın çalıştığı lokantalar, kafeler ne olacak? Pandemi dönemi Haziran ayına kadar devam edecekse, ekmeğini bu bölgede çalışan emekçiler ne yapacak? Esnafın durumu ne olacak? Çaresi var mı? Bana göre var. Nasıl var dersiniz, çok basit; sahada olmanın avantajları diyelim.
Taşıma sektörü için tanınan imkanlar, esnaflar için tanınmıyor
Gördüğüm kadarı ile E-5 ve TEM üzerindeki birçok tır, kamyon, taşıma nakliye sektörünün yeme, içme ihtiyaçlarını karşılamak için, belli kuralara uymak şartı ile lokanta kafeler açık olması çok güzel. Kimse mağdur kalmasın. Peki, turizm beldelerinde bu neden geçerli değil? Sormak gerekiyor. Orada lokantaya girenlere HES kodu mu soruluyor? Orası için geçerli kararlar, Kartepe turizmine katma değer yaratan esnaflar için neden geçerli değil?
Kartepe’ye çıkıp nefes almak isteyenlerin bir HES kodu ile girişlerde kontrolü sağlanamaz mı?
Kocaeli Ticaret Odası, Esnaf odaları, Valilik makamı, Kocaeli Belediyesi vesaire, hepsine sorum şu: “Kartepe’ye çıkıp nefes almak isteyenlerin bir HES kodu ile girişlerde kontrolü sağlanamaz mı?” Esnafı da HES kodu ile içeri al. Zaten tüm kafe ve restoranların havalandırma sistemi vesaire mevcut. O da olmazsa, o zaman bir gün şu yollarda tırcıların veya yolculuk edenlerin yemek yediği yerleri kontrol edin, daha iyi anlarsınız bence. Oraya izniniz varsa Kartepe’ye çıkmak, kahvaltısını, sucuk ekmeğini, bir bardak çayını, kahvesini, salebini içmek isteyen vatandaşımızın hakkı vardır diye düşünüyorum. Çözüm var mı? Hiç olmaz mı? Olur tabii. Neden olmasın? Kurallara uyulursa olur. Uymayanlar zaten cezalandırılır. Bu kadar basit. Amaç bağcıyı dövmek değil tatlı bir üzümü kimseyi kırmadan hep birlikte yemek ve yedirmek.
Alım Gücü Kalmadı; Ekonomi Kötü
Ekonominin can damarı olan alım gücünün son dönemde pandemi dolayısıyla artık market vs. alışverişlerindeki yüzde yüz zamlar şaşırtmıyor. Bir markete girdiğimizde eskiden bir torbayı doldururken bugün o poşete bile para vermek zorundayız. Ekonomiyi canlandırmak TL’nin değerini artırmaktan geçiyor. Asgari ücretle çalışan bir aileyi düşünemiyorum bile. Allah kolaylık versin. Açlık sınırı 5 kişilik aile için 6500 TL olduğunu ben değil, devletin resmi kurumu söylüyor. Vatandaşımızın aynı sorunlarını ben de yaşıyorum. Bu gerçek. Çünkü öyle villalarda oturmuyoruz, yaşantımız lüks değil, ama bu gerçeği açıkça görüyorum. Emekli vatandaşlarımıza Allah kolaylık versin.
Emeklinin Durumu Kötü
Marketçilere bu pahalılığı sorduğumda benden çok şikâyette bulunuyorlar. Bence artık israfa gerek yok. Kamu iktisadi kuruluşları, belediyeler, şu anda vatandaşın hizmetin alamayacağı yatırımları durdurmalı. Bu bütçelerin eğitim alanında kullanılması gerekir. Özellikle meslek liselerine önem vermeliyiz.
Devlet kurumlarında çalışanların mesaileri 16:00 gibi bitiyor. Tabii sağlık ve emniyet öncelikli. Fakat bazı kurumlar için geçerli değil ama. Bence kamu kurumlarında öğretmen açığı yok, hatta fazlası var. Eğitim harcamalarını biraz çocuklarımıza doğru yönlendirelim. Geleceğimiz onların elinde.
Sağlıkla dolu, güzel günler dileğiyle…
Metin ŞENDİL









