CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’in, Akın Gürlek hakkında mali varlığına ilişkin yaptığı açıklamalar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Ancak bu yankı ters tepti. Bu iddiaların delili nerede ?
Çünkü kendi çevresi bile inanmadı Özel’in.
Basına yansıyan bu iddialar sonrası Akın Gürlek’ten yazılı bir açıklama geldi.
Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kendisine yöneltilen iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Özgür Özel’in bugün şahsıma yönelik yaptığı açıklamalar, herhangi bir delile dayanmayan ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir algı operasyonudur” ifadesinde bulundu ve mesajını şöyle sürdürdü:“20 yılı aşkın süredir çeşitli kademelerde devletime hizmet ediyorum. Hâkim olan eşim ile birlikte mal varlığı beyanlarımızı, ilgili mevzuat çerçevesinde düzenli şekilde yetkili makamlara sunuyoruz.”
Kendi çevresi bile inanmadı
Özgür Özel’in eline tutuşturulan kâğıtlarda yer alan ancak gerçekte tapu kayıtlarında karşılığı olmayan bu iddiaların tamamen hayal ürünü olduğunu söylüyor, Gürlek mesajında.
Düşünebiliyor musunuz? Buna kendi çevresi, CHP’nin içinden insanlar bile inanmadı.
Neyin kafasını yaşanıyor anlamak mümkün değil. Nasıl bir açıklama bu? Hangi somut gerçekler var? Olmadı, bir de “böyle bir deneyelim” yaklaşımı… Bu artık kabul edilebilir bir durum değil. Sokaktaki çocuk bile inanmaz.
Üstelik ortaya konulan tablo da hiç gerçekçi değil.
Akın Gürlek’in 420 milyonun üzerinde bir servetin üzerinde oturduğu iddia ediliyor.
Böyle bir servete sahip bir kişinin gelip Adalet Bakanı olacağını gerçekten düşünüyor musunuz? Ya da devletin Cumhuriyet savcısı olacağını?
Hadi bunu da geçelim. Bu suçlama, had bildirme sınırını da aşmış durumda.
Bu rakamları bir genel başkana veren kişi ya da kişiler hiç mi düşünmez? “Bu kadar önemli davaların içinde olan bir isim böyle bir hataya düşer mi?” diye sormaz mı? Sanki yeni bir gelin misali gibi olmuş biraz!
Gerçekten dün birkaç CHP’li arkadaşla konuştum. Onlar bile bu iddialara inanmadı.
Basın ve Siyaset Arasında Sorumluluk
Özgür Özel’in yaptığı açıklamalar kamuoyuna hızlı şekilde yansırken, ortaya atılan iddiaların herhangi bir belgeye dayanıp dayanmadığı da tartışma konusu oldu. Hiçbir somut delile dayanmayan bu iddialar sonucunda, kendini bilmez bazı basın organlarının bu konuyu yayması ise ayrı bir sorun.
Kocaeli Siyasetinde Basın Sorunu
Genel ihale mevzuatını bilmeyen, şehir hastaneleri gibi büyük projeleri karalayan, ihale kanunlarını ve yönetmelikleri bilmeden konuşanlara neden hâlâ cevap verilmiyor?
Bu sadece bir partinin değil, tüm siyasetin sorunu ama özellikle Kocaeli’de bu sessizlik kabul edilebilir değil; çünkü sorun açık: basın ve iletişim bilmeyen kişiler bu görevlere getiriliyor.
Oysa gerçek şu ki, bir teşkilatta en kritik alan basın ve iletişimdir; eğer bu alanı bir esnaf ya da sadece fotoğraf çeken biri yönetiyorsa o yapının siyasette hiçbir ağırlığı olmaz.
Karar vericiler bunu görmek zorunda, çünkü siyaset sahada değil, iletişimde kazanılır.
Kocaeli’de, AK Parti il ve ilçe teşkilatlarında basın ve medya sorumlularının bu asılsız ve belgesiz iddialara sessiz kalması ciddi bir eksikliktir. Tabi buna Belediyelerdeki basın birimi’ de dahil.Yalan mı?
Selam ve Saygılarımla









