Kartepe sohbetlerinin 3’üncü haberindeyiz. Bugünkü durağımız Kartepe’deki Köseköy Mahallesi’nin ilk fotoğrafçısı, Foto Rüyam oldu. Kartepe Sohbetleri haber dizimizde, Foto Rüyam’ın işletmecisi ve sahibi Serkan KAYAN İle röportajımızda önemli konuların altı çizildi. Serkan Kayan ile sohbetimiz, “ne zaman ve nerede kuruldunuz?” sorusu ile başladı. Kayan “Foto Rüyam, 1985 yılında rahmetli Yusuf Kayan tarafından Köseköy merkezde kuruldu.” dedi.

“Babamın vefatından sonra bayrağı ben devir aldım”
“Babamın vefatından sonra, yeni jenerasyon olarak bayrağı devraldım.” sözleri ile konuşmasına devam eden Serkan Kayan’la yaptığımız Kartepe sohbetinde bizlere şu açıklamalarında bulundu, “Rahmetli babam sayesinde fotoğrafçılığa çok küçük yaşlarda merak sardım. Okuldan sonra iş yerimize uğrar, babama yardımcı olurdum. Fotoğrafçılığa aşırı bir ilgim vardı. Zannediyorum ki bu mesleği benimsedim. Yeni adı Kartepe, eski adı Köseköy’de doğdum. Bütün yıllarım bu bölgede geçti. Köseköy’ün yeni adı ile Kartepe’nin ilk fotoğrafçısıyız. Babam vefat ettikten sonra, biraz daha ekipman ve gelişen teknolojiye ağırlık verdim. Yatırımlarımı ekipman üzerine kurdum. Şu anda iki şubemiz bulunmaktadır.” dedi. Sözlerine devam eden Kayan “Müşteri memnuniyeti ve kaliteli çekimlerimiz ile en iyisini yapıp Kartepe halkına hizmet veriyoruz. Son dönemde Covid-19’un Türkiye ve dünya üzerinde yarattığı etki çok fazla. Bu hastalık, Kartepe’de çok fazla dostumuzu yataklara mahkum etti. Vefat edenler oldu, Allah’tan rahmet diliyorum hepsine.” dedi. Esnaf olarak nasıl etkilendiniz sorusuna ise Kayan şöyle cevap verdi “Kurallara harfiyen uymamıza rağmen biz de etkilendik. Yeri geldi iş yerimizi açmadık bile. Fakat bizi en çok etkileyen etken şudur; Merdiven altı fotoğrafçılık yapanları ve freelancer çalışanlarını örnek verebilirim. Buradan tüm yetkililere sesleniyorum. Fotoğrafçılık hizmetleri artık teknolojinin vermiş olduğu bir sistemin altında esir oldu.

Merdiven altı ve freelancer dijital işi yapanlar dizayn edilmeli
İş yerimizde, merdiven altı fotoğrafçılardan çok daha fazla ekipman ve tecrübeli ekibimiz var. Ancak buna rağmen, bizler merdiven altı fotoğrafçılar ile, ismini dijital freelancer olarak tanımladığımız, kurumsal kimliği ve vergiye tabi olmayan sistem ile fiyat konusunda rekabet şansımız yok. Bunun nedeni ise kiramız, vergimiz, eleman ücretleri vs. Devletin tüm resmi alanda yükümlülüklerini yerini getiriyoruz. Bu nedenle fiyatlarımız biraz daha pahalı olma durumunda. Diğerleri bu konulardan çok fazla bir etkisi olmadığından, fiyatlarda rekabet şansımız olmuyor ve bizi çok etkiliyor. Yetkililerin bu konuda önlem alması gerekmektedir. Çünkü bu meslek kaliteli hizmet alanından çıkacaktır. Sistemin freelancer olarak adlandırdığımız hizmetlerini veren şahısların, kurumsal kimlik altında çalışmalarını sağlamaları gerekir. Bu sistem büyük bir oranla büyümekte. Bu sistem dizayn edilirse devletin vergi bütçesine önemli bir kaynak olur. Edilmediği takdirde sektörümüz dahil birçok sektörü zor günler bekliyor.“ ifadesinde bulundu.

“Fotoğrafçılık, mutlu yüzler ve duygusallık ile harmanlanan müthiş bir meslek”
Son olarak Kayan “Fotoğrafçılık, mutluluğun, duyguların ve gülen yüzlerin aynası olan meslek. Neden mi? Çünkü burada binlerce kare çektiğiniz fotoğraflarda bunları görüyorsunuz. Vatandaşın yüzünde gülen mutluluğunu, duygulandığını görmek ve onu resimlemek, bu mesleğin en güzel yanı olduğu gibi, fotoğrafçılık, mutlu yüzler ve duygusallık ile harmanlanan müthiş bir meslek.” dedi.
Yaptığımız sohbet esnasında Serkan Kayan’ın yüzündeki tebessümün hiç eksilmemesi, bu işin şifresi olduğunu düşünmeden geçmedim doğrusu.










