20 Eylül 2021

Kartepe Bülteni

Değerlerimiz değerlerinizdir

AK Parti Sözcüsü Çelik, MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (3)

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Afganistan'daki geçiş döneminin sağlıklı şekilde olması, Afgan halkının acılarını ...

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Afganistan‘daki geçiş döneminin sağlıklı şekilde olması, Afgan halkının acılarını sona erdirecek mutabakatların ortaya çıkması çerçevesinde diplomatik girişimleri sürdürdüklerini bildirdi.

Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Toplantısı devam ederken parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi.

Afganistan’daki geçiş dönemini yakından takip ettiklerini ifade eden Çelik, “Çeşitli diplomatik girişimlerimiz var. Yakın zamanda Taliban bir hükümet açıklayacağını söyledi. Bu geçiş döneminin sağlıklı şekilde olması, Afgan halkının acılarını sona erdirecek mutabakatların ortaya çıkması çerçevesinde diplomatik girişimlerimizi sürdürüyoruz. Fiili güç olan Taliban’la da temaslarımızı sürdürüyoruz.” diye konuştu.

Kapsayıcı bir hükümet modelinin ortaya çıkması, istikrarın sağlanması konusunda yaklaşımlarını ilettiklerini belirten Çelik, kadın hakları, temel hak ve hürriyetler konusunda bütün kaygıların ortadan kalktığı bir tablonun ortaya çıkmasını istediklerini söyledi.

Çelik, geçmişteki sıkıntılı tabloların, asla kabul edilemeyecek birtakım yaklaşımların ve uygulamaların hiçbir şekilde söz konusu olmaması gerektiğini ifade ettiklerini dile getirdi.

Kabil Havalimanı’nın askeri bölümünün 1 Ocak 2013’ten itibaren işletme ve güvenlik sorumluluğunun Türk Silahlı Kuvvetlerinde olduğunu, 23 Ağustos itibarıyla bu görevin tamamen sona erdiğini ifade eden Çelik, daha sonra Taliban tarafından güvenliğin kendileri tarafından sağlanması şartıyla Türkiye’nin işletip işletmeyeceğiyle ilgili olarak bir teklifte bulunulduğunu belirtti.

Çelik, “Bu, inceleniyor. Afgan halkının faydasına olacak ama öncelikle tabii ki bizim elemanlarımızın, ekiplerimizin güvenliğinin tam olarak sağlandığı bir ortam ortaya çıkması durumunda tarihi ilişkilerimiz, dostluk ilişkilerimiz, ülkemizin hak ve menfaatleri bakımından bu değerlendirme yapılacaktır. Afganistan’ın ne kadar zor bir dönemden geçtiği en son DEAŞ’ın Horasan kolu denilen bu tehlikeli örgütün yaptığı saldırıda çok sayıda sivilin ve askerin ölmesiyle bunu görmüş olduk. Umuyoruz ki Afganistan bütün bu terör örgütlerinden bir an evvel temizlenmiş olur, Afgan halkının da çektiği acılar son bulur.”

Kış ayları gelmeden acilen harekete geçilmesi ve Afgan halkına, özellikle de en kırılgan gruplar olan çocuklara, kadınlara ve yaşlılara dönük tedbirlerin alınması gerektiğini vurgulayan Çelik, bu insani krizin devam etmesi halinde mülteci sorununun katlanarak artacağını ve bu insanların bütün dünyanın önünde ölümle karşı karşıya kalacağını kaydetti.

Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

Afganistan’daki insanların bu insani kriz içerisinde göç baskısıyla karşı karşıya kalmayacağı, onların hem insani ihtiyaçlarının karşılanacağı hem diğer ihtiyaçlarının karşılanacağı bir tablo uluslararası toplum tarafından yerine getirilmelidir. Yani kalkınmış ülkeler uluslararası sorumluluklarını üçüncü ülkelere yüklemeye çok meraklıdır, bunu çok severler. Böyle bir yaklaşımın hiçbir şekilde muhatabı Türkiye olmayacaktır. Hiç kimsenin de kendi sorumluluğundan kaçarak başkasına sorumluluk yüklemek gibi bir tavır içerisine girmemesi gerekir.”

“Dikkat edilmesi gereken özgürlük prensibini korumak”

Çelik, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Sosyal medya düzenlemesinde gelinen aşamaya ilişkin bir soru üzerine Çelik, sosyal medyanın yalan haberlerin, manipülasyonların çok kolay yapıldığı bir zemin olduğunu, bu nedenle düzenleme ihtiyacının her zaman bulunduğunu belirtti.

Avrupa ülkelerinin ve başka ülkelerin de kendi egemenlik hakları çerçevesinde bunu yaptığını dile getiren Çelik, “Burada bir denge var tabii ki. Hem özgürlükleri, sosyal medya da özgürlük alanı hem bu özgürlüğü korumak ama aynı zamanda da bu yalan habere diğer birtakım infial yaratacak girişimlere karşı da insan şeref ve haysiyetini, insanların bireysel haklarını zedeleyen yaklaşımlara karşı da bireyi koruyan bir yaklaşım üretmek…” ifadelerini kullandı.

Devletlerle yarışan bir güç olarak ortaya çıkan sosyal medyada bireyin haklarının korunması, bireylerin kendilerini güvende hissedebileceği bir ortamın ortaya çıkmasının çok önemli olduğunu belirten Çelik, şöyle devam etti:

“Çünkü örgütlü bir biçimde bireyin şeref, haysiyetine saldırıldığı zaman o bireyin oradan 2, 3 tane tweet’le kendini koruması mümkün değil. Eldeki mekanizmalar yeterince hızlı değil. Burada dikkat edilmesi gereken şey, buradaki özgürlük prensibini korumak ama aynı zamanda da bu düzenlemeyi gerçekleştirmek. Bunla ilgili bir, iki toplantı yapıldı arkadaşlarımız tarafından ama bu toplantılarda sonuca varılmıştır diyemeyiz. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, dünyadaki bütün örnekleri ve yasal düzenlemeleri inceledi. Mecliste ve partide arkadaşlarımız çalışmanın içindeler. Birincisi, en önemli konu vatandaşımızı ve demokrasimizi yalan habere ve dezenformasyona karşı korunaklı hale getirmek. Bugün hem bireyler açısından hem demokrasiler açısından yalan haber ve dezenformasyon büyük bir tehdit olarak ortaya çıkıyor. Sosyal medya da çeşitli stratejilerle çok büyük kitlelere ulaşabiliyor. Hem bireylerin hem kendi vatandaşımızın korunması hem de demokrasimizin korunması açısından neler yapılmış veya neler yapılabilir, bunu takip ediyoruz.”

Terör örgütlerinin sosyal medyayı yoğun biçimde kullandığını, psikolojik harekat ve dezenformasyon kampanyalarının güçlü şekilde yapılabildiğini dile getiren Çelik, buna karşı hukuk devletini, bireyleri korumak için düzenleme ihtiyacı olduğunu kaydetti.

Önemli olanın internet medyasının ihtiyaç duyduğunu yasal düzenlemeyi hazırlamak olduğunu belirten Çelik, bireylerin özgürlük alanını korurken bu devasa yapı içinde hak ve özgürlüklerinin ihlal edilmesinin engellenmesinin önemine işaret etti.

Çelik, “Bütün bu perspektifler değerlendirilerek henüz tartışma aşamasında bir olgunluğa oluştuğunu söyleyemeyiz şu aşamada ama bu bir ihtiyaçtır.” dedi.

(Sürecek)

Kaynak: Anadolu Ajansı / Merve Yıldızalp