İstanbul’un Haliç surları üzerinde yer alan Ayakapı, Bizans döneminden günümüze uzanan tarihi yapılarıyla dikkat çekiyor. Bu geçiş noktası, çevresindeki Gül Camisi ve Mimar Sinan’ın inşa ettiği hamam gibi eserlerle İstanbul’un farklı medeniyetlere tanıklık eden bir parçası konumunda.
Haliç surlarının önemli bir kısmını oluşturan bu kapı, geçmişte şehrin korunmasında kritik bir rol üstlenmiş. Yuvarlak kemerli yapısı ve tuğla ile örülmüş mimarisi, onu diğer anıtsal geçitlerden ayırıyor.
Bizans Dönemi İzleri
Ayakapı’nın bulunduğu bölge, Bizans döneminde “Petrion” olarak adlandırılan dini yapılarla dolu bir yerleşim alanıydı. Yakınındaki Gül Camisi’nin geçmişi hakkında çeşitli görüşler mevcut. Genellikle bu yapının Aya Theodosia Kilisesi olduğu düşünülse de, kesin inşa tarihi ve Bizans’taki adı belirsizliğini koruyor.
Kaynaklar, İkonoklazm döneminde burada azize ilan edilen Theodosia’nın kutsal kalıntılarının muhafaza edildiğini belirtmektedir. Bunun sonucunda da yapının isminin Theodosia ile özdeşleştiği ifade ediliyor.
Osmanlı Döneminde Gelişim
Osmanlı döneminde camiye dönüştürülen bu yapı, Gül Camisi adıyla bilinirken, Ayakapı çevresi de hamam, tekke ve çeşmelerle gelişimini sürdürmüştür. İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadir Pektaş, Ayakapı’nın Haliç surları üzerindeki önemli geçiş noktalarından biri olduğunu vurguladı.
“Çok fazla gösterişli olmayan bir kapı, yuvarlak kemerli, yine tuğla ile örülmüş bir kapı.”
Pektaş’a göre, kapının ismi İkonoklazm döneminden Aya Theodosia’dan gelmektedir. Bu dönemde yapılan kilisenin daha sonra camiye dönüştürülmesiyle birlikte Gül Camisi adını almıştır.
Pektaş ayrıca, İkonoklazm döneminin yaklaşık bir asır sürdüğünü ve bu süreçte Bizans İmparatorluğu’nun farklı bölgelerindeki pek çok heykel ve tasvirin kaldırıldığını belirtti. Bu dönemin Bizans üzerindeki etkileri derin olmuş ve günümüze ulaşan Bizans tasvirlerinin çoğu bu dönemden sonrasına aittir.
Cumhuriyet Dönemi İzleri
Ayakapı’nın Haliç tarafından gelebilecek saldırılara karşı koruma işlevi gördüğünü söyleyen Pektaş, Osmanlı döneminde buraya Mimar Sinan tarafından 1582 yılında inşa edilen Ayakapı Hamamı ile birlikte yeni yapılar eklendiğini aktardı. Ayrıca yakınlarda Yeniçeri remizlerinin varlığı da bilinmektedir.
Kapının yakınında Cumhuriyet’in ilk yıllarına ait bir çeşmenin bulunduğunu belirten Pektaş, “1923 yılından, Cumhuriyet döneminden yapılmış bir de Cumhuriyet çeşmesi var kapının hemen yakınında.” ifadelerini kullandı.






