DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, Meclis’te gerçekleştirdiği basın toplantısında, yaşanan fon krizini sermaye krizi olarak tanımladı ve bu durumun küçük yatırımcılar üzerindeki olumsuz etkilerini vurguladı. Aksakal, fonlardaki tahmini zararın 22-25 milyar dolar civarında olduğunu belirtti.
Aksakal, “Bugün yaşanan ‘Fon krizi’ genel ekonomik bir kriz değil, bir sermaye krizidir. Fonlarda meydana gelen zararların yanı sıra, devletin denetimlerine güvenerek borsa yatırımı yapan küçük yatırımcıların uğradığı kayıplar çok daha büyüktür,” dedi.
Yasama Yılı ve Ekonomik Durum
TBMM’nin 28’inci dönem 5’inci yasama yılına dair değerlendirmelerde bulunan Aksakal, yılın hareketli geçeceğini ve Milli Dayanışma ile Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanunu’nun işleyişine dikkat çekti. Ayrıca, bu süreçte partilerin katkısıyla bir İzleme Komisyonu oluşturulacağını açıkladı.
Aksakal, Ağustos 2025’te kurulan komisyonun “Terörsüz Türkiye” mottosuyla hazırladığı rapor hakkında bilgi vererek, yasanın amir hükümlerinin uygulanmadığını ifade etti. PKK terör örgütüne yönelik yapılan açıklamaların yetersiz kaldığını dile getirdi.
Denetim Yetersizlikleri ve Küçük Yatırımcılar
Önder Aksakal, sermaye piyasalarında yaşanan sorunların arka planına da değindi. Denetim eksikliklerinin ve finansal risklerin mevcut olduğunu belirten Aksakal, “2024-2026 yılları arasında halka arz olan şirket hisselerinde spekülatif hareketler yapıldı ve küçük yatırımcılar bu durumdan olumsuz etkilendi,” şeklinde konuştu.
“Fonlarla hiç ilgilenmeyen küçük yatırımcıların uğradığı zarar ile oluşan yıkım çok daha büyüktür.”
Aksakal, geçmişteki banker krizlerinden örnekler vererek SPK’nın zamanında uyarılarda bulunmadığını vurguladı. Ayrıca, Hazine ve Maliye Bakanı’nın uyarılarına rağmen tedbir alınmadığını kaydetti.
TBMM’nin Rolü Üzerine Çağrı
Aksakal, TBMM’nin kanun dışılıkların şemsiyesi olmaması gerektiğini belirterek, yolsuzluk dosyalarıyla ilgili milletvekilleri hakkında bekleyen fezlekelerin derhal gündeme getirilmesi gerektiğini ifade etti. Bu şekilde toplumsal tepkinin yatışacağına inandığını söyledi.
Bütçe Açığı ve Ekonomik Beklentiler
Aksakal, 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu görüşmelerine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. 31 Ağustos 2026 itibarıyla bütçe açığının 1 trilyon 308 milyar lira olduğunu ve bunun öngörülen açığın yüzde 50’sinden fazla olduğunu belirtti. Faiz giderlerinin kontrol altına alınmasıyla bütçe açığının düşürülebileceğini ifade etti.
“Faiz yükünde bir indirim sağlanabilirse gelecek yıllardaki baskıyı azaltabiliriz.”
Aksakal son olarak vatandaşların ekonomik zorluklarla karşı karşıya olduğunu hatırlatarak altyapı yatırımlarının bir süre ertelenmesinin daha hayırlı olacağını kaydetti. Açlık ve yoksulluk sınırlarının yüksek olduğunu belirten Aksakal, devlet bütçesinin insanları huzurlu bir yaşam sürdürmesine yardımcı olması gerektiğini vurguladı.










