ANKARA – Kanser tedavisi gören hastalar, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde sanat yoluyla duygularını ifade etme fırsatı buldu. Ayaktan Kemoterapi Ünitesi’nde sergilenen resimler, hastaların tedavi süreçlerinde yarattıkları eserler olarak dikkat çekiyor.
Bu sanatsal etkinlik, Sosyal Hizmet Uzmanı Fulya Peker’in öncülüğünde gerçekleştirildi. Kanser tedavisi sırasında, hastalar resim yaparak hem kendilerini ifade ettiler hem de tedavi süreçlerini daha anlamlı hale getirdiler. Bu eserler, duygusal bir destek sunarak hastaların moral bulmalarına yardımcı oldu.
Serginin açılışı, hastane yönetimi ve sağlık çalışanlarının yanı sıra hastalar ve yakınlarının katılımıyla gerçekleşti. Açılışta konuşan Koordinatör Başhekim Prof. Dr. Levent Öztürk, “Hastalarımızın moral ve motivasyonları, tedavi sürecinde kritik bir rol oynuyor” diyerek sanatın bu süreçteki önemine vurgu yaptı.
“Hastaların yalnızca tıbbi tedavilerinin değil, moral ve motivasyonlarının da yüksek tutulması gerekiyor”
Öztürk, hastane bünyesinde sunulan modern tedavi yöntemlerinin yanı sıra sosyal faaliyetlerin de yapılmasının önemli olduğunu belirtti. “Amacımız hastalarımızın yüksek moral ve umutla hastaneden ayrılmalarını sağlamak. Bu sergi de bu hedefe yönelik yürütülen çalışmalarımızdan biri” ifadelerini kullandı.
Resimlerle Duygusal Destek
Sosyal Hizmet Uzmanı Peker, serginin yaklaşık 5 aylık bir çalışmanın ürünü olduğunu ve bu süreçte 200’ün üzerinde hasta ile birebir görüşmeler yaptığını aktardı. Peker, “Hastalarımız tedavi sürecinde farklı duygular yaşayabiliyorlar; bazen sohbet ediyoruz, bazen sessiz kalıyoruz ve kimi zaman da kendilerini resmin içinde hayal ediyorlar” dedi.
Peker’e göre, bu tür çalışmalar hastaların kendilerini daha iyi hissetmelerine katkı sağlıyor. Hastaların sanatsal faaliyetlere katılmasıyla birlikte ruh hallerinin olumlu yönde değiştiğini gözlemlediklerini ifade etti.
Resim Yapmak Moral Kaynağı Oluyor
Sergide eserleri bulunan 65 yaşındaki Şuayip Gül, 2023 yılında lösemi tanısı aldığını ve o tarihten itibaren Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde tedavi gördüğünü söyledi. Her ay 10 gün boyunca hastanede kaldığını belirten Gül, resim yapmanın kendisine büyük moral verdiğini dile getirdi.
“Resim yaparken kendimi hasta gibi hissetmiyorum. Sanatla 10 günümü geçiriyorum”
Gül, hastalık sürecinde resim yapmaya başladığını ve bu aktivitenin onu nasıl olumlu etkilediğini anlattı. “Hastalığımı grip gibi düşünüyorum; bu sayede kendimi iyi hissediyorum” şeklinde konuştu.
Sergide yer alan diğer eserler de benzer hikayelere sahip olan hastaların duygularını yansıtıyor. Sanatın iyileştirici gücü bir kez daha gözler önüne serilmiş oldu.










