Türk Hava Yolları (THY) ile Sıfır Atık Vakfı, çevre dostu uygulamaları teşvik etmek amacıyla bir işbirliği protokolü imzaladı. Bu önemli adım, havacılık sektöründe kaynak verimliliğinin artırılması ve atık yönetimi konularında yeni bir dönemi başlatmayı hedefliyor.
Protokol, Sıfır Atık Vakfı’nın Kandilli’deki merkezinde düzenlenen bir törenle hayata geçirildi. Törende, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş ve THY Genel Müdürü Ahmet Olmuştur, söz konusu protokole imza attılar. Ağırbaş, THY’nin bu alandaki ilk işbirliklerinden biri olduğunu belirterek, heyecanlarını dile getirdi.
Çevresel Farkındalık ve İşbirliği
Ağırbaş, Türkiye’nin çevre ve iklim vizyonunu güçlü bir marka ile buluşturduklarını ifade etti. 2017 yılında başlatılan Sıfır Atık Hareketi’nin global ölçekte önemli bir etki yarattığını vurgulayan Ağırbaş, “Biz israfı azaltan, kaynaklarını koruyan bir toplum istiyoruz” dedi.
“Sıfır Atık Vakfı’nın sürdürülebilirlik anlayışı ile THY’nin küresel erişimi birleştiğinde sektörel dönüşüm için bir model oluşturabiliriz.”
Ağırbaş ayrıca, COP31 sürecinde de bu işbirliğinin önemine dikkat çekerek, iklim değişikliğiyle mücadelede güçlü bir diyalog platformu oluşturacaklarını belirtti.
Karbon Ayak İzini Azaltma Taahhüdü
THY Genel Müdürü Ahmet Olmuştur ise COP31’in Türkiye’de yapılacak olmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek, bu etkinlikte havacılığın karbonsuzlaşma süreci üzerine odaklanacaklarını açıkladı. Olmuştur, gerçekleştirilecek forumun sürdürülebilir ekonomik kalkınmayı ele alacağını ifade etti.
İmzalanan protokolün çeşitli alanlarda yürütülen uygulamalarla örtüştüğünü belirten Olmuştur, “2050 yılı karbon nötr hava yolu taahhüdümüz doğrultusunda çalışmaya devam ediyoruz” dedi. Ayrıca, sürdürülebilir havacılık yakıtları kullanarak emisyon azaltımına katkıda bulunduklarını da ekledi.
“İmzaladığımız protokol ile sıfır atık uygulamalarını daha geniş bir çerçevede hayata geçireceğiz.”
Törenin sonunda iki kurum arasında yapılan işbirliğinin Türkiye’nin çevre politikasına katkıda bulunacağına olan inançlarını yineleyen Ağırbaş ve Olmuştur, bu ortaklığın Türk markalarının küresel ölçekte değer yaratmasına da olanak tanıyacağını ifade ettiler.










