Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İklim Merkezi ve Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu, okyanusların iklim değişikliğiyle mücadeledeki kritik önemine dikkat çekti. Salihoğlu, “Okyanuslar iklim değişikliğinin en büyük tampon sistemidir ancak bu kapasite hızla zorlanıyor.” ifadelerini kullandı.
COP31 Eylem Gündemi kapsamında ele alınan “okyanuslar ve denizler” teması, Türkiye ve dünya genelinde yaşanan durumu değerlendirdi. Prof. Dr. Salihoğlu, son 10 yılda deniz seviyesinin her yıl 5 milimetre yükseldiğini belirterek, bu artışın devam ettiğini vurguladı.
Deniz Sıcaklıklarında Rekor Artış
Salihoğlu, okyanusların sıcaklıklarının rekor seviyelere ulaştığını ifade ederek, “Okyanusların yüzde 80’inde sıcaklık artışı gözlemleniyor. Bu durum kalıcı bir ısınma eğilimidir” dedi. Bölgesel sıcaklık artışlarının ise daha belirgin olduğunu aktaran Salihoğlu, Akdeniz’deki sıcaklık artışının 1,1 ila 1,4 derece arasında değiştiğini söyledi.
“Denizlerde sıcak hava dalgaları yaygınlaşıyor; okyanusların yüzde 90’ında yılda en az bir sıcak deniz dalgası görülüyor.”
Ayrıca, denizlerin asitlenmesi ve oksijen seviyelerinin azalması gibi sorunlar da göz önünde bulunduruluyor. Salihoğlu, Sanayi Devrimi’nden bu yana yüzey okyanus pH değerinin 0.1 birim düştüğünü ve bunun yaklaşık %30 oranında asitlik artışına tekabül ettiğini kaydetti.
İklim Değişikliğinin Ekonomik Etkileri
İklim değişikliğinin kıyı ekonomilerine etkisine de değinen Salihoğlu, turizm ve balıkçılık gibi sektörlerin doğrudan risk altında olduğunu belirtti. Deniz sıcaklıklarındaki artışın balıkların dağılımını etkilediğini ve balıkçılıkta öngörülebilirliği azalttığını ifade etti.
Biyoçeşitlilik üzerindeki baskının arttığına da dikkat çeken Salihoğlu, habitat kayıpları ve istilacı türlerin yayılması gibi sorunların ekonomik faaliyetleri tehdit ettiğini vurguladı.
Tuzlanma Sorunları ve Tarım Üzerindeki Etkileri
Deniz seviyesindeki yükselmenin tarım alanlarına etkilerini anlatan Salihoğlu, “Kıyı ovalarında tuzlu su girişini artırıyor ve bu durum tarımsal üretimi olumsuz etkiliyor” dedi. Deniz seviyesindeki artışın yanı sıra fırtına kabarmaları ve aşırı yağışlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Salihoğlu, İstanbul ve İzmir gibi büyük kıyı kentlerinde mevcut altyapının iklim senaryolarını dikkate almadığını ifade ederek gelecekteki planlamaların bu doğrultuda yapılması gerektiğine vurgu yaptı.
Mavi Ekonomi ve Sürdürülebilirlik Çalışmaları
Sürdürülebilir mavi ekonomi açısından önemli olan mavi karbon ekosistemlerine de değinen Salihoğlu, bu alanların korunmasının yalnızca ekonomik büyüme değil aynı zamanda ekosistemlerin korunması açısından da kritik olduğunu belirtti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın desteğiyle yürütülen projelerin Türkiye’nin deniz kaynaklarını koruma hedeflerine katkıda bulunmayı amaçladığını aktaran Salihoğlu, Mersin ve İskenderun körfezlerinde pilot uygulamalar gerçekleştirileceğini duyurdu.
“İklim politikalarının artık kara merkezli yaklaşımın ötesine geçmesi gerekiyor.”
Salihoğlu konuşmasında COP31 öncesi dört temel başlığa da dikkat çekerek ulusal iklim taahhütlerinde okyanus çözümlerinin yer almasının önemini vurguladı.










