İstanbul’dan yola çıkan 18 yaşındaki imam hatip lisesi öğrencisi Ali Haydar Erol ile arkadaşı, otostopla gerçekleştirdikleri umre yolculuğunda 3 bin 200 kilometreyi geride bıraktı. Bu süreçte yaklaşık 40 farklı araçla seyahat eden gençler, Suriye ve Ürdün üzerinden geçerek Suudi Arabistan’a ulaştı.
Erol, yolculuğunu ve bu deneyimin kendisine kattıklarını Anadolu Ajansı muhabirine aktardı. Gençler, kutsal topraklara ulaşmanın mutluluğunu yaşarken, birçok insanla tanışmanın da kendileri için önemli bir deneyim olduğunu ifade etti.
Yolculuk Detayları
Ali Haydar Erol, yolculuklarına İstanbul’un çeşitli bölgelerinden başladıklarını ve başlangıçta birkaç araçla yola çıktıklarını belirtti. Seyahat sırasında karşılaştıkları zorlukların yanı sıra, yardımsever insanların desteğini de unutmadı.
“Her durakta yeni bir hikaye ve dostluklar kurduk.”
Gençler, ilk olarak Türkiye’nin doğusunu geçerek Suriye’ye ulaştılar. Burada yaşadıkları kültürel farklılıklar ve insanların sıcak karşılamaları onları etkiledi. Yol boyunca birçok yerel insanla sohbet ederek, bu kültür hakkında bilgi sahibi oldular.
Kutsal Topraklara Varış
Suriye’den Ürdün’e geçtikten sonra Suudi Arabistan sınırına ulaşan gençler, burada resmi kontrollerin ardından kutsal topraklara adım attılar. Erol, bu anı “Hayalimdeki anlardan biriydi” sözleriyle tanımladı.
“Umre yapmak için buraya geldiğim için çok mutluyum.”
Suudi Arabistan’a vardıklarında hissettikleri duyguları tarif etmekte zorlandıklarını dile getiren Erol, bu yolculuğun sadece bir seyahat değil, aynı zamanda bir ibadet olduğunu vurguladı. Ayrıca, bu tür deneyimlerin gençler için önemli olduğunu düşündüğünü belirtti.
Dostluk ve Dayanışma
Bölgedeki insanlarla olan etkileşimleri sayesinde birçok dost edindiklerini söyleyen gençler, otostop yaparken yaşadıkları dayanışma hikayelerini de paylaştılar. Onlarca insanın yardımıyla hedeflerine ulaşmanın verdiği mutluluk, yolculuklarının en güzel anıları arasında yer aldı.
Ali Haydar Erol ve arkadaşı, umre ziyaretlerinin ardından Türkiye’ye dönmeyi planlıyorlar. Bu yolculuğun kendilerine kazandırdıklarını ve hayatta her zaman umutlu olmaları gerektiğini vurguladılar.










